Rahim ağzı kanseri, rahmin vajina ile birleştiği ve tıbbi olarak serviks olarak adlandırılan bölgede hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması sonucu gelişen ciddi bir hastalıktır. Dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında meme kanserinin ardından yer almaktadır. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Başar Önal, 1-31 Ocak tarihleri arasında kutlanan Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla, bu hastalığın nedenleri, risk faktörleri, belirtileri ile güncel tarama ve tedavi yöntemleri hakkında kıymetli bilgiler sundu.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Başar Önal
Erkeklere de aşılama önerilmeli
HPV virüsünün erkeklerde de genital organ ve ağız boğazında kanserler oluşturabileceği göz önüne alındığında, erkeklerin de HPV aşısı yaptırmaları önerilmektedir. En uygun olanı, kız ve erkek ayrımı yapılmaksızın 9-14 yaş arası tüm çocukların aşılanmasıdır.
HPV AŞISI ile güçlü koruma
HPV aşısı, rahim ağzı kanserine karşı yaklaşık yüzde 90 oranında koruma sağlamaktadır. Ülkemizde 9 HPV tipini kapsayan bir aşı mevcuttur. Bu aşı, rahim ağzı kanserinin yanı sıra genital siğillere karşı da koruma sunar. Birçok ülkede ulusal aşı programında yer alan HPV aşısı, Türkiye’de henüz bu programa dahil olmamakla birlikte, 9–12 yaş arası kız ve erkek çocuklara, ayrıca 45 yaşına kadar kadınlara önerilmektedir.

Rahim ağzı kanseri nasıl önlenebilir?
Erken tanı ve koruyucu sağlık uygulamaları sayesinde rahim ağzı kanseri büyük ölçüde önlenebilir. Bunun en etkili yolları arasında HPV aşısı olmak ve düzenli tarama testleri (Pap Smear ve/veya HPV testi) yaptırmak yer almaktadır. Aşı, kansere en sık sebep olan HPV tiplerine karşı koruma sağlarken, tarama testleri kanser öncesi lezyonları veya erken evre kanserleri tespit ederek erken tedavi olanağı sunar.
Tarama testleri hayati önem taşır
Erken tanı, tedavi başarısını büyük oranda artırmaktadır. Tüm kadınların düzenli jinekolojik kontrollerini aksatmaması gerekmektedir. HPV aşısı yapılsa bile tarama testleri ihmal edilmemelidir. Rahim ağzı kanseri taramasında PAP Smear ve HPV testleri son derece önemlidir. Yaşa göre önerilen tarama programları şu şekildedir:
– 21 yaş altı: Tarama önerilmez
– 21–25 yaş: 3 yılda bir PAP Smear
– 25–29 yaş: 5 yılda bir HPV testi (alternatif)
– 30–65 yaş: 3 yılda bir PAP Smear veya 5 yılda bir PAP Smear + HPV (co-test)
– 65 yaş sonrası: Özel durumlar dışında tarama sonlandırılır.

Tedavi yöntemleri hastalığın evresine göre belirlenir
Tarama testlerinde şüpheli bulgular tespit edilirse, kolposkopi ve biyopsi işlemleri yapılmaktadır. Elde edilen patoloji sonuçlarına göre yalnızca takip, soğuk ve sıcak konizasyon (rahim ağzı kanal dokusunun cerrahi olarak çıkarılması) ya da hastalığın evresine göre cerrahi ve radyoterapi gibi tedavi seçenekleri planlanmaktadır.
Erken evrelerde belirti vermiyor
Rahim ağzı kanseri, her yıl Avrupa’da yaklaşık 50 bin, dünya genelinde ise 500 bin kadında tanı konulmasına neden olmaktadır. Avrupa’da her yıl 25 bin ve dünyada 250 bin kadın bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Hastalık, özellikle 30–55 yaş aralığında daha sık görülmekte ve erken evrelerde genellikle belirti vermemektedir.
İleri evrelerde dikkat edilmesi gereken belirtiler
Rahim ağzı kanserinin ileri evrelerinde bazı uyarıcı belirtiler ortaya çıkmaktadır. Bu belirtiler arasında şunlar yer almaktadır:
– Düzensiz vajinal kanamalar
– Cinsel ilişki sonrası kanama
– Menopoz sonrası kanama
– Pelvik ağrı
– Kötü kokulu vajinal akıntı
– İdrar problemleri
– Yorgunluk, halsizlik ve kilo kaybı.
HPV vakalarının büyük bir kısmı sorumlu
Rahim ağzı kanserlerinin yüzde 99,7’sinin nedeni İnsan Papilloma Virüsü (HPV) olarak bilinmektedir. HPV, cinsel yolla bulaşan ve 100’den fazla tipi bulunan yaygın bir virüstür. Özellikle HPV tip 16 ve 18, rahim ağzı kanserlerinin yaklaşık yüzde 70–80’inden sorumludur. Bazı HPV tipleri ise genital siğillere yol açabilmektedir.
Kimler daha fazla risk altında?
HPV enfeksiyonu genellikle bağışıklık sistemi tarafından 2 yıl içinde kendiliğinden temizlense de, bazı gruplar yüksek risk altındadır:
– Sigara kullananlar
– Erken yaşta cinsel hayata başlayanlar
– Çok sayıda cinsel partneri olanlar
– Bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler
– Sağlıksız beslenen ve aşırı kilolu kadınlar.
Aile öyküsü ve genetik faktörler de riski artıran unsurlar arasında yer almaktadır.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans
ve Rek. Tic. A.Ş’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.




