ABD Savunma Bakanlığı’nın katkılarıyla geliştirilen aşının ilk aşamasında güvenlik testlerinin gerçekleştirilmesi planlanıyor. Daha önce fareler üzerinde yapılan deneylerde umut verici sonuçlar elde edilmişti. Euronews’in haberine göre, teknolojinin lisansını elinde bulunduran ARMR Sciences adlı girişim, 2026 yılının ocak veya şubat aylarında Hollanda’da Faz 1 klinik denemelerine başlamayı hedefliyor.
ARMR Sciences’ın kurucu ortağı ve CEO’su Colin Gage, Livescience’a verdiği demeçte, amaçlarının yasadışı uyuşturucu arzının tehlikesini ortadan kaldırmak olduğunu ifade etti. Gage, bu hedefin yalnızca bağımlılıkla değil, aynı zamanda aşırı dozların kök nedenine müdahale edilerek gerçekleştirileceğini vurguladı.
Fentanil, eroine göre yaklaşık 50 kat daha güçlü bir sentetik opioid olarak biliniyor. Beyin ve omurilikte bulunan opioid reseptörlerine bağlanarak ağrıyı azaltıyor ve yoğun bir haz hissi yaratıyor. Ancak bu reseptörlerin solunumu kontrol eden beyin bölgelerinde de yer alması nedeniyle, yüksek dozda alındığında nefesi tehlikeli bir şekilde yavaşlatabiliyor. ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi, yalnızca 2 miligram fentanilin bile ölümcül olabileceğini belirtiyor.
Aşırı doz durumlarında kullanılan nalokson, opioid reseptörlerine bağlanarak etkiyi tersine çeviriyor. Ancak ARMR tarafından geliştirilen aşı, farklı bir mekanizma izliyor. Bu aşı, fentanili reseptörlerde değil, beyne ulaşmadan önce dolaşım sisteminde etkisiz hale getiriyor. Gage, bu yöntemin opioid reseptörleri üzerinde çalışmayan ilk tedavi şekli olacağını dile getirdi.
Fentanilin çok küçük bir molekül olması, bağışıklık sistemi tarafından tek başına tehdit olarak algılanmamasını sağlıyor. Bu nedenle, bilim insanları fentanilin sentetik bir parçasını, bağışıklık tepkisini tetikleyen CRM197 adlı etkisizleştirilmiş bir toksinle ve Escherichia coli bakterisinden elde edilen toksik olmayan dmLT adlı bağışıklık güçlendiriciyle birleştirdi. Böylece bağışıklık sistemi, gerçek fentanili tanıyabilen antikorlar üretmeyi başardı.
Hayvan deneylerinde aşının, fentanilin beyne girmesini tamamen engellediği ve solunumu baskılayarak aşırı doz ölümünü durdurduğu gözlemlendi. İlk dozdan sonra üçüncü ve altıncı haftalarda hatırlatma dozları uygulandı ve altı ay boyunca fentanilin etkilerinin tamamen bloke edildiği görüldü.
2026 başında başlayacak Faz 1 insan denemelerine 40 gönüllü katılacak. Bu aşamada aşının güvenliği, olası yan etkileri ve kanda anti-fentanil antikorlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilecek. Faz 1’in başarılı olması durumunda, Faz 2 denemelerinde, tıbbi işlemlerde kullanılan güvenli düzeylerde fentanil verilerek aşının koruyuculuğu test edilecek.
Araştırmacılar, aşının morfin, oksikodon, metadon ve buprenorfin gibi diğer opioidlerle etkileşime girmediğini belirtiyor. Ayrıca, naltrekson gibi bağımlılık tedavileriyle birlikte kullanımının da test edildiği ifade ediliyor. Aşının, özellikle opioid kullanım bozukluğu yaşayan bireyler için tedaviye ek güçlü bir araç olabileceği ve yasa dışı maddeler içinde farkında olmadan fentanil alan kişiler için de koruyucu olabileceği vurgulanıyor.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans
ve Rek. Tic. A.Ş’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.




