Mayo Clinic Proceedings dergisinde yayımlanan ilginç bir vaka serisi, veteriner hekimlikte yaygın olarak kullanılan fenbendazol ilacının insan kanseri tedavisinde beklenmedik bir başarı sağladığını gösterdi. Kemoterapi tedavisi almayan üç ileri evre kanser hastasında tümör yükü önemli ölçüde azaldı ve bu hastalar uzun süreli tam remisyona ulaştı. Mayo Clinic’te yayımlanan makaleye göre, tedavi edilen hastaların hikayeleri dikkat çekici bir şekilde ortaya kondu. İşte o hastalar…
83 yaşındaki bir kadının karaciğerinde kanser yayılmıştı ve doktorlar “birkaç hafta ömrü kaldı” demişti. Diğer hasta, 75 yaşında bir erkek, kemiklerinin ciddi şekilde hasar gördüğü için yürüyemiyordu. 63 yaşındaki bir adam ise melanomdan dolayı ölüm raporu bekliyordu. Üçü de doktorlarının önerisiyle fenbendazol tedavisine başladı. Günlük 222 mg’lık kedi ilacı kullanarak birkaç ay içinde mucizevi bir iyileşme yaşadılar. İlaç tedavisi sonrası hastaların kanser belirtileri tamamen ortadan kalktı, PET-CT taramaları temiz sonuçlar verdi ve ölüm bekleyen hastalar yeniden hayata döndü!
‘Nasıl görmedik?’
Bilim insanları, yayımlanan makale sonrası şaşkınlıklarını dile getirdi. Makaleyi inceleyen bazı bilim insanları, “Bu ilaç kanser hücrelerini aç bırakıp boğuyor! Nasıl görmedik?!” şeklinde yorumlarda bulundu.
Kedilere yönelik parazit ilacı olan fenbendazol, ileri evre kanserlerde tam remisyon sağladı.

Mayo Clinic Proceedings’de yer alan makaleye göre, çalışmada yer alan hastaların durumu şu şekilde özetleniyor:
– 83 yaşındaki kadın hasta: Metastatik meme kanseri (karaciğer, kemik, akciğer tutulumu). Günlük 222 mg fenbendazol tedavisiyle 6 ay içinde CA 27.29 tümör belirteci normal seviyelere indi, PET-CT’de aktif hastalık gözlemlenmedi. 3 yıldır remisyonda.

– 75 yaşındaki erkek hasta: Metastatik prostat kanseri (yaygın kemik tutulumu). 222-444 mg/gün fenbendazol + androjen deprivasyon tedavisiyle PSA değeri tespit edilemez seviyeye düştü. 26 ayda kemik lezyonlarında belirgin bir gerileme gözlendi.

– 63 yaşındaki erkek hasta: BRAF-mutant metastatik melanom. Fenbendazol tedavisi sonrası dolaşımdaki tümör DNA’sı sıfırlandı. 11 ayda “hastalık belirtisi yok” durumu sağlandı.
Fenbendazolün etki mekanizması, mikrotübül polimerizasyonunu inhibe etmesi, glikoliz yolunu baskılaması ve p53-bağımlı apoptozu tetiklemesi olarak açıklanıyor. Preklinik çalışmalar, ilacın çeşitli kanser hücre hatlarında güçlü antineoplastik etki gösterdiğini destekliyor.
Bilim insanları yayımlanan makale sonrası fenbendazol ile kanser tedavisi hakkında olumlu görüş bildirdi. Ancak, bu vakaların umut verici olmasına rağmen anekdotsal olduğunu, henüz bilimsel bir kanıtın bulunmadığını vurguladılar. Spontan remisyonun yani kendi kendine iyileşmenin göz ardı edilemeyeceğini ve buna ek tedavi yöntemlerinin katkısının dikkate alınması gerektiğini belirttiler. Mutlaka randomize kontrollü klinik araştırmaların yapılması gerektiği konusunda uyarıda bulundular.
Amerikan Kanser Derneği de benzer uyarılarda bulunarak, ilacın insan kullanımı için henüz onaylı olmadığını ve kendi kendine kullanımının tehlikeli olabileceğini ifade etti.
Öte yandan, patent süresi dolmuş ve maliyet açısından oldukça düşük olan fenbendazolün klinik araştırmalara alınmasında ekonomik engellerin rol oynayabileceği tartışılmakta. Onkoloji araştırmacıları, bağımsız fonlarla geniş çaplı faz çalışmalarının bir an önce başlatılması gerektiğini belirtti.
(Kaynak: Mayo Clinic Proceedings, Kasım 2025)
Fenbendazol, kanser tedavisinde yeni bir dönemi açabilir mi? Bu haber ve daha fazlası için sozcu.com.tr’yi takip edin.




