Günümüzdeki tedavi yöntemleri genellikle yalnızca semptomları hafifletmeye yönelikken, Alzheimer hastalığının ilerlemesini durdurmak veya tersine çevirmek ise henüz mümkün olmamıştır.
Edinburgh Üniversitesi’nden bilim insanları, gelecekte Alzheimer’ın ilerlemesinin engellenebileceği ve hatta hastalığın hiç başlamasının önüne geçilebileceği görüşünde. Uzun vadede, hastalığın belirtilerini gösteren bireylerde tamamen iyileşme sağlanabileceği düşünülüyor.
Bu umut verici durumu ortaya koyan araştırmacılardan Dr. Clare Durrant, Alzheimer’ın bir hastalık olduğuna dair güçlü kanıtlar bulunduğunu ve bu nedenle tedavi edilebileceğine inandığını belirtti. Daily Mail’e konuşan Durrant, “Elimizdeki kanıtlar, Alzheimer’ın insan doğasının ayrılmaz bir parçası olmadığını, tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı. Çalışmalardaki ilerlemeler nedeniyle alanda daha önce görülmemiş bir umut taşıdıklarını dile getirdi.
BBC’nin Today programına katılan ekip, araştırmalarını hastalıklı proteinlerin sağlıklı beyin dokuları üzerindeki etkilerini inceleyerek sürdürüyor. Edinburgh Royal Infirmary’de yapılan beyin ameliyatlarından elde edilen sağlıklı beyin dokuları, hızla Dr. Durrant’ın laboratuvarına ulaştırılıyor. Bu dokular, özel sıvılar ve ekipmanlarla canlı tutulurken, Alzheimer ile ilişkili toksik proteinlere maruz bırakılarak hastalığın sinapslar üzerindeki etkileri inceleniyor.
Dr. Durrant, bu çalışmayı “bir tabakta mükemmel insan beyin modeli” olarak tanımlıyor. Elde edilen veriler, sinapsların nasıl zarar gördüğünü ve bu zararın nasıl önlenebileceğini anlamaya yönelik önemli bilgiler sunuyor. “Bu, çözülmesi mümkün bir problem” diyen Durrant, kendi yaşam süresi içinde önemli gelişmeler beklediğini vurguladı.
Edinburgh Üniversitesi Beyin Bilimleri Keşif Merkezi Direktörü Prof. Tara Spires-Jones da bu iyimserliği paylaşıyor. Yeni tedavilerin hastalığın ilerlemesini yavaşlatabileceğini ya da durdurabileceğini uman Spires-Jones, gelecekte hastalığın başlamasının tamamen engellenebileceğini ve mevcut semptomlara sahip bireyler için de tedavi edici çözümler geliştirilebileceğini ifade etti.
Özellikle lecanemab ve donanemab gibi hastalığın seyrini değiştiren yeni ilaçların piyasaya sürülmesiyle Alzheimer araştırmalarında büyük bir ivme kazanıldığına dikkat çeken Prof. Spires-Jones, artık daha fazla fon sağlandığını, daha fazla bilim insanının bu alana yöneldiğini ve büyük klinik deneyler için gerekli ilaç firmalarının sürece dahil olduğunu aktardı.
Alzheimer’s Society’nin Politika ve Araştırma Direktörü Prof. Fiona Carragher, yıllardır süren araştırma ve inovasyonların sonunda meyvelerini vermeye başladığını belirterek, yalnızca semptomları değil, hastalığın ilerleyişini durdurabilecek tedavilerin artık geliştirildiğini söyledi. Carragher, “Artık bu hastalığı yeneceğimize dair gerçek bir güvenimiz var” diyerek bilimdeki ilerlemeye dikkat çekti.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans
ve Rek. Tic. A.Ş’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.




