Norveç’te gerçekleştirilen yeni bir araştırma, günde üç ila dört fincan kahve tüketmenin biyolojik yaşlanma sürecini yavaşlatabileceğini ortaya koydu. Çalışmada, hücresel yaşlanmanın ana göstergelerinden biri olarak kabul edilen telomer uzunlukları incelendi ve düzenli kahve tüketen bireylerin biyolojik olarak yaklaşık beş yıl daha genç göründüğü belirlendi. Telomerler, kromozomların uçlarında bulunan yapılar olarak, genetik materyali koruma işlevi görüyor ve bu açıdan ayakkabı bağcıklarının ucundaki plastik parçalara benzetilebilir.
Telomerlerin zamanla kısalması, yaşlanmanın doğal bir parçası olarak kabul edilirken, kahvedeki güçlü antioksidan ve anti-inflamatuar bileşiklerin bu süreci yavaşlatabileceği düşünülmektedir. Çalışmaya katılan 436 birey, ruhsal hastalık tanısı almış olup 11 yıl boyunca izlenmiş ve günlük kahve tüketim alışkanlıkları değerlendirilmiştir.
Araştırma ekibi, elde edilen bulguların biyolojik anlamda tutarlı olduğunu vurgularken, günde dört fincandan fazla kahve tüketiminin olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda da uyarıda bulundu.
Ekipte yer alan Dr. Monica Aas, “Telomerler oksidatif stres ve inflamasyona karşı oldukça duyarlıdır. Bu da kahve tüketiminin, hızlanmış yaşlanma riski taşıyan bireylerde hücresel yaşlanmayı nasıl yavaşlatabileceğini daha da belirgin kılıyor.” şeklinde konuştu.
Kahvenin ölçülü bir şekilde tüketilmesinin sağlık açısından faydaları olduğunu belirten araştırmacılar, bunun telomer kısalma hızını etkileyip etkilemediğini de araştırdılar.
KAHVE İÇENLERLE İÇMEYENLERİN KARŞILAŞTIRILMASI
Yayımlanan çalışmada, Norveç Toplu Psikoz (TOP) araştırmasının verileri kullanıldı. Katılımcılar arasında şizofreni, bipolar bozukluk ve psikoz ile ilişkili majör depresyon gibi ruhsal rahatsızlıklar görülen bireyler yer aldı. Araştırma süresince, 2007–2018 yılları arasında katılımcılara günlük kahve tüketimleri soruldu ve yanıtlar “hiç içmeyenler”, “1–2 fincan içenler”, “3–4 fincan içenler” ve “günde beş fincan ve üzeri tüketenler” olarak gruplandırıldı.
Hiç kahve içmeyenlerle içenler karşılaştırıldığında, günde 3–4 fincan kahve tüketenlerin telomer uzunluklarının belirgin şekilde daha uzun olduğu görüldü. Ancak, günde beş fincan veya daha fazla tüketimde bu avantajın kaybolduğu belirlendi.
BİYOLOJİK YAŞ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Günde yaklaşık dört fincan kahve tüketen katılımcıların telomer uzunlukları; yaş, cinsiyet, etnik köken, sigara içme durumu, ruhsal hastalık türü ve ilaç tedavileri gibi faktörler göz önünde bulundurulduğunda, kahve içmeyenlere kıyasla yaklaşık beş yıl daha genç bir biyolojik yaşa tekabül ettiği ifade edildi.
AŞIRI TÜKETİMİ ÖNLEMEK GEREKİYOR
Dr. Aas, günde en fazla dört fincan kahve tüketilmesini önerirken, aşırı tüketim konusunda ise, “Önerilen miktarın üzerine çıkıldığında, artan reaktif oksijen türleri yoluyla hücresel hasar ve telomer kısalması görülebilir.” şeklinde bir uyarıda bulundu.




