İsviçre’nin Davos kasabasında 20 Ocak’ta gerçekleşen açılış töreniyle başlayan Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) 56. Yıllık Toplantıları tamamlandı.
Bu yıl “Diyalog Ruhu” teması altında düzenlenen zirvede, 250’den fazla oturum gerçekleştirildi. Toplantıya, 130’dan fazla ülkeden iş insanları, siyasetçiler, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri olmak üzere toplamda 3 bin katılımcı katıldı.
Farklı ülkelerden 64 devlet başkanı ve başbakanın bulunduğu zirvede, küresel belirsizlikler, jeopolitik ve jeoekonomik riskler, dünya ekonomisi, teknolojik dönüşüm, yapay zekâ ve sürdürülebilirlik gibi önemli konular ele alındı. Türk iş dünyasından da üst düzey yöneticilerin katıldığı toplantılarda, dikkat çeken tartışmalar yaşandı.
WEF’in bu yılki zirvesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın katılımıyla son yılların en yoğun ve gergin toplantısı haline geldi.
TRUMP DAMGA VURDU
Trump, zirveye sadece varlığıyla değil, sunduğu radikal önerilerle ve Avrupa ile yaşadığı güç mücadelesi ile dikkat çekti. Katılımcılar, Trump’ın konuşacağı kongre salonunun önünde uzun kuyruklar oluşturarak onu beklediler.
Grönland konusundaki gerilim nedeniyle yapılan açıklamalar büyük merakla beklendi. Trump, konuşmasında Grönland’a askeri müdahale seçeneğini gündemden kaldırarak zirvenin gergin havasını bir nebze de olsa hafifletti.
Trump, konuşmasında ABD ekonomisinin gücünü vurgularken, yapay zekâ alanındaki mutlak hakimiyetini de dile getirdi. Ayrıca, Çin’e giden teknoloji transferlerini durdurma niyetini yineleyerek, yapay zekâyı bir “özgürlük aracı” olmak yerine, ülkesinin gücünün “yeni kalesi” olarak tanımladı.
Davos’taki zirvede ekonomi açısından teknoloji ve özellikle yapay zekâ ön plana çıktı. Yapay zekâ yatırımları, üretim ve tüketim süreçlerini köklü bir şekilde değiştirecek önemli motorlar arasında değerlendiriliyor. Ayrıca, Ukrayna’ya yönelik 90 milyar Euro’luk kredi desteği ve İsrail saldırıları sonrasında Gazze için önerilen “Barış Kurulu”, zirvenin en somut sonuçları arasında yer aldı.




