Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam, yıllık raporunu kamuoyuna sundu. Rapor, küresel ölçekte artan eşitsizlikleri ele alarak, milyarderlerin tarihte benzeri görülmemiş bir hızda servet biriktirdiğini ve bu ekonomik gücü, siyaset, medya ve dijital platformlar üzerindeki etkilerini artırmak için kullandığını ortaya koydu.
Pazar günü yayımlanan raporda, uluslararası alanda çatışmaların ve kitlesel protestoların arttığı bir ortamda, zenginlerle yoksullar arasındaki uçurumun daha da derinleştiği vurgulandı.
SERVET ARTIŞI TARİHİ ZİRVEYE ULAŞTI
Rapor, milyarderlerin toplam servetinin 18,3 trilyon dolarla rekor bir seviyeye ulaştığını belirtirken, süper zenginlerin ekonomik güçlerini siyasi ve toplumsal etkilerine dönüştürme çabalarının hızlandığına dikkat çekti.
Geçtiğimiz yıl, dünyada ilk kez 3 binden fazla milyarder kayda geçerken, tarihte ilk defa dünyanın en zengin bireyinin servetinin yarım trilyon dolar eşiğini aştığı ifade edildi. Oxfam, milyarderlerin toplam servetinin 2020’den bu yana yüzde 81 oranında arttığını belirterek bu dönemi “milyarderler için iyi bir dönem” olarak nitelendirdi.
Buna karşın, küresel yoksulluğun azaltılmasına yönelik ilerlemenin neredeyse durma noktasına geldiği vurgulandı. Raporda, yoksulluk seviyelerinin genel olarak 2019’daki düzeylerde kaldığına dikkat çekildi.
SERVETTEN SİYASİ VE MEDYA ETKİSİNE
Rapor, süper zenginlerin sahip oldukları serveti, siyasi nüfuz ve medya üzerindeki etkilerini artırmak için kullandığını ortaya koydu. Oxfam, milyarderlerin hükümetler, ekonomi ve medya üzerindeki “orantısız etkisinin” küresel eşitsizliği daha da derinleştirdiğini belirtti.
Oxfam İcra Direktörü Amitabh Behar, raporda yer alan değerlendirmesinde, “Süper zenginlerin siyaset, ekonomi ve medya üzerindeki aşırı etkisi eşitsizliği artırdı ve yoksullukla mücadelede ciddi biçimde raydan çıkmamıza neden oldu” ifadelerini kullandı.
DAVOS ZİRVESİ VE MEDYA KONTROLÜ
Oxfam’ın eşitsizlik raporu, İsviçre’de düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun yıllık toplantısıyla eş zamanlı olarak yayımlandı. Her yıl yaklaşık bin ultra zengin ile birçok siyasi liderin bir araya geldiği zirvenin bu yılki teması “Diyalog Ruhu” olarak belirlendi.
Ancak raporda, süper zenginlerin hem geleneksel medya kuruluşları hem de yeni iletişim kanalları üzerindeki kontrolünü giderek artırdığı iddia edildi. Milyarderlerin büyük medya şirketlerini satın almasına dair örneklere de yer verildi.
Oxfam’ın değerlendirmelerine göre, milyarderlerin siyasi görevlere seçilme olasılığı, sıradan yurttaşlara kıyasla 4 bin kat daha fazla. Ayrıca, 66 ülkede gerçekleştirilen Dünya Değerler Araştırması sonuçlarına göre, katılımcıların neredeyse yarısının “zenginlerin ülkelerinde seçimleri sıklıkla satın aldığına” inandığı belirtiliyor.
PROTESTOLAR VE TOPLUMSAL GERİLİM ARTIYOR
Raporda, geçtiğimiz yıl 68 ülkede 142 önemli hükümet karşıtı protestonun yaşandığı ve yetkililerin bu gösterilere çoğu zaman şiddetle karşılık verdiği aktarıldı. Oxfam’a göre, hükümetler elitleri koruyan politikalar izlerken, artan yaşam maliyetleri nedeniyle hayatları “karşılanamaz ve katlanılamaz” hale gelen geniş kesimlerin tepkisini bastırmaya çalışıyor.
Ayrıca, zengin ülkelerin dış yardım harcamalarını geçmiş dönemlere kıyasla daha hızlı ve daha sert bir şekilde azalttığına dikkat çekildi. Raporda, bu kesintilerin 2030 yılına kadar ilave 14 milyon ölüme yol açabileceği uyarısı yapıldı.
DAVOS KATILIMCILARI VE OXFAM’IN ÇAĞRISI
Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre, bu yılki Davos toplantısına yaklaşık 850 üst düzey şirket yöneticisi ve yönetim kurulu başkanının yanı sıra çok sayıda siyasi lider katılıyor.
Oxfam, politik savunuculuk faaliyetlerinin yanı sıra dünyanın farklı bölgelerinde insani yardım çalışmalarını sürdürüyor. Kuruluş, son dönemlerde Gazze’de zorla aç bırakmaya yönelik uygulamalara ilişkin yaptığı uyarılarla uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmeyi başardı.




