CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, sosyal medya platformu üzerinden ekonomi politikalarına yönelik sert eleştirilerde bulundu. Karabat, artan konkordato başvurularını değerlendirerek mevcut durumu “başarısız ekonomi yönetiminin sonucu” olarak tanımladı.
EKONOMİ POLİTİKALARINA YÖNELİK ELEŞTİRİLER
Karabat, yaptığı paylaşımda ekonomi politikalarının enflasyon, emekli maaşları ve asgari ücret gibi vatandaşın doğrudan etkilediği alanlarda başarısız olduğunu öne sürdü. Bu olumsuz sürecin şirketleri de derinden etkilediğini belirten Karabat, firmaların konkordato ilan etme yoluna gittiğini ifade etti.
KONKORDATO VERİLERİNDEKİ ARTISININ ALTINI ÇİZDİ
Karabat, konkordato başvurularındaki artışı yıllar bazında hatırlatarak, 2023 ile 2025 arasında geçici ve kesin mühlet sayılarına dair kayda değer bir artış yaşandığını vurguladı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in göreve geldiği tarihten itibaren konkordato başvurularında yüzde 442’lik bir artış yaşandığını belirten Karabat, bu verilerin ekonomi yönetiminin başarısızlığını gözler önüne serdiğini savundu. Ayrıca, bu verilerin kamuoyuna “normal” gibi sunulmasını eleştirdi.
ŞİRKETLERİN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİ
Türkiye’deki her şirketin milli servet niteliği taşıdığını ifade eden Karabat, bu firmaların hem istihdam sağladığını hem de vergi ödediğini hatırlattı. Şirketlerin sadece konkordato ilan etmekle kalmadığını, aynı zamanda yurtdışına taşındığını belirten Karabat, korunması gereken bu yapıların yok olmasına göz yumulduğunu savundu.
‘HER FABRİKA BİR KALEDİR’ VURGUSU
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Her fabrika bir kaledir” sözünü anımsatan Karabat, sanayileşme hamlelerinin AKP döneminde uygulanan özelleştirme, sıcak para, dış borç ve tüketime dayalı neoliberal politikalarla zayıflatıldığını ileri sürdü.
SEKTÖRLERDE YAŞANAN KAYIPLARA DİKKAT ÇEKTİ
Savunma sanayi dışındaki birçok sektörde geri dönülmesi zor kayıpların yaşandığını belirten Karabat, hizmet sektörü ile ithalat ve ticarete dayalı yeni ekonomik yapının sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Bu ekonomi modelinin ülkeye sadece “sefalet” vaadettiğini dile getirdi.




