ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran ile ticaret yapan ülkelere yüzde 25 oranında ek gümrük vergisi uygulanacağını duyurması, Türkiye açısından ticaret ve enerji alanında yeni risklerin ortaya çıkmasına neden oldu. İran ile ticarette önemli bir yere sahip olan Türkiye, aynı zamanda Çin, BAE, Irak ve Hindistan ile birlikte bu alanda üst sıralarda yer alıyor. Bu karar, Türkiye-ABD ilişkileri açısından yeni bir tartışma başlatırken, olası bir İran müdahalesi enerji tedarikindeki kırılganlıkları daha belirgin hale getirdi.
Türkiye-İran ekonomik ilişkilerinin temeli, 2001 yılından bu yana faaliyet gösteren Türkiye-İran İş Konseyi’ne dayanmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2024 yılında dış ticaret hacmi 5.8 milyar dolar olarak kaydedildi. 2025 yılının Ocak-Kasım döneminde ise Türkiye’nin İran’a yaptığı ihracat 2.7 milyar dolar, ithalatı ise 2.25 milyar dolar olarak gerçekleşti. Türkiye, İran’a ağırlıklı olarak makine, kimya, plastik, tarım ürünleri ve metal cevherleri ihraç ederken, İran’dan doğalgaz, metal ve tarım ürünleri ithal ediyor. Aynı dönemde ABD, 14.7 milyar dolarla Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı üçüncü ülke konumunu koruyor. 2026 yılı 1. Çeyrek Dış Ticaret Beklenti Anketi’ne göre ise ABD, ihracat artış beklentileri ve ilk kez ihracat yapılacak ülkeler listesinde öncelikli sırada yer almakta.
4 MİLYAR DOLARLIK RİSK
Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Direktörü Sinan Ülgen, bu kararı beklenmedik bir adım olarak nitelendirirken, asıl belirleyici unsurun kararın hangi koşullarda ve ne zaman yürürlüğe gireceği olduğunu vurguladı. Ülgen, geçiş süresi tanınmaması durumunda Türkiye-İran ticaretinin durma noktasına gelebileceğini belirterek, yaklaşık 3 milyar dolarlık bir ihracat pazarının kaybedilebileceğini ifade etti. Bu durumun toplam ticaret açısından kritik bir kayıp olmayacağını, ancak bazı sektörlerde maliyetlerin artacağı ve alternatif tedarik arayışlarının zorunlu hale geleceğini dile getirdi. Ekonomist Prof. Erhan Aslanoğlu, sürecin Rusya yaptırımlarına benzer bir belirsizlik yarattığını belirtilerek, olası bir sıcak çatışmanın en belirgin etkisinin enerji piyasalarında görüleceğini söyledi. Hürmüz Boğazı’na dikkat çeken Aslanoğlu, boğazın tamamen kapanmaması durumunda bile petrol fiyatlarında sınırlı ama yukarı yönlü bir hareket öngördüğünü, fiyatların 70 doların üzerine çıkabileceğini kaydetti.
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Enerji Çalışmaları Merkezi Direktörü Dr. Mühdan Sağlam, Türkiye’nin İran ile Temmuz 2026’ya kadar geçerli bir doğalgaz anlaşması olduğunu hatırlatarak, ithalatın aniden kesilemeyeceğini vurguladı. Sağlam, ABD baskısının artması durumunda anlaşmanın daha düşük hacimle yenilenebileceğini de sözlerine ekledi.
TEPAV Ticaret Çalışmaları Merkezi Direktörü Bozkurt Aran, ek yüzde 25’lik verginin Türkiye’ye yaklaşık 4 milyar dolarlık bir maliyet yaratabileceğini ifade etti. Türkiye’nin ABD’ye ihracatının 16 milyar dolara yaklaştığını belirten Aran, bu tür bir verginin rekabet gücünü zayıflatacağını, ancak Trump’ın geçmişte olduğu gibi Türkiye’ye tolerans gösterebileceğini de dile getirdi.




