Avrupa genelinde konut sahipliği oranlarına dair yapılan incelemelerde ülkeler arasında belirgin farklılıklar ortaya çıkarken, Türkiye listenin alt sıralarında yer aldı. Eurostat’ın yayımladığı yeni veriler, Orta ve Doğu Avrupa ile Batı Avrupa arasındaki yapısal farkları bir kez daha gözler önüne serdi.
EUROSTAT VERİLERİ AVRUPA’DAKİ FARKI ORTAYA KOYDU
Eurostat’ın 2024 yılına ait verilerine göre, en yüksek ev sahipliği oranlarına sahip ülkeler Romanya, Slovakya ve Macaristan olarak belirlendi. Bu durumun aksine, İsviçre ve Almanya listenin son sıralarında yer aldı. Genel tablo, Avrupa’da doğu-batı ayrımının konut sahipliği oranlarına yansıdığını ortaya koyuyor.
Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde konut sahipliği oranları yüzde 90’ın üzerinde iken, Batı Avrupa’da kiracılık oranlarının daha yaygın olduğu gözlemlendi. Türkiye ise hem Avrupa ortalaması hem de Avrupa Birliği (AB) ortalamasının altında kaldı.
ZİRVEDE ROMANYA, SLOVAKYA VE MACARİSTAN VAR
Verilere göre, ev sahipliği oranının en yüksek olduğu ülke Romanya olarak kaydedildi. Romanya’yı Slovakya ve Macaristan izliyor. Hırvatistan ve Sırbistan da yüzde 90’a yaklaşan oranlarla üst sıralarda kendine yer buldu. Bu ülkelerde konut, güçlü bir mülkiyet unsuru olarak değerlendiriliyor ve yatırım aracı olarak öne çıkıyor.
TÜRKİYE’DE EV SAHİPLİĞİ ORANI AVRUPA ORTALAMASININ ALTINDA
2024 yılı itibarıyla Türkiye’de ev sahipliği oranı yüzde 55,8 olarak belirlendi. Bu oranla Türkiye, incelenen 32 ülke arasında 29’uncu sırada yer aldı. Türkiye’nin hemen altında Avusturya ve Almanya bulunurken, listenin en son sırasını İsviçre aldı.
Türkiye’nin ev sahipliği oranı, Avrupa Birliği ortalamasının oldukça altında kaldı. Yüksek konut fiyatları, krediye erişimde yaşanan zorluklar ve artan kiracılık oranları, Türkiye’nin sıralamadaki konumunu etkileyen başlıca faktörler arasında değerlendiriliyor.
BATI AVRUPA’DA KİRACILIK DAHA YAYGIN
Batı Avrupa ülkelerinde ev sahipliği oranlarının görece düşük olduğu dikkat çekiyor. Almanya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, Danimarka ve Hollanda gibi ülkelerde kiracılık oranları daha yüksek seviyelerde seyrediyor.
Bu ülkelerde güçlü kiralık konut piyasası, sosyal konut uygulamaları ve uzun vadeli kiralama kültürü, ev sahipliği oranlarının sınırlı kalmasında etkili oluyor. Avrupa genelindeki bu farklı yapı, konut politikalarının ülkeden ülkeye önemli ölçüde değiştiğini gösteriyor.




