1. Haberler
  2. EKONOMİ
  3. Memurlar İş Bırakıyor: ‘Sefalet Yönetimidir!’

Memurlar İş Bırakıyor: ‘Sefalet Yönetimidir!’

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

TÜİK’in 2025 yılı enflasyon tahminini yüzde 30.89 olarak açıklaması, milyonlarca memur ve memur emeklisinin zam oranlarını da netleştirdi. Yapılan açıklamaya göre, memur ve memur emeklilerinin maaşlarında toplu sözleşme ve enflasyon farkı dahil olmak üzere yüzde 18.61 oranında bir artış yaşanacak. Ancak, bu maaş artışlarını ‘zam’ olarak değerlendirmeyen Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyeleri, oranların duyurulduğu gün TÜİK önünde ‘Emekçiye karanlık yarattınız’ şeklinde bir tepki gösterdi. Bunun ardından KESK, 14 Ocak 2026 tarihinde bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştireceğini açıkladı.

‘BİZİM AÇIMIZDAN YOK HÜKMÜNDE’

Kamu emekçilerinin sorunları, talepleri ve iş bırakma süreci hakkında Cumhuriyet’e konuşan KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, geçtiğimiz yıl yapılan sekizinci dönem toplu sözleşme görüşmelerinin kamu emekçilerinin taleplerini karşılamadığını belirtti. Karagöz, “Tamamen siyasal iktidarın belirlediği çerçevede yapılan bir toplu sözleşme bizim için yok hükmündedir” ifadelerini kullandı. Çarşı ve pazardaki enflasyonun TÜİK’in açıkladığı rakamlarla örtüşmediğini vurgulayan Karagöz, “Kamu emekçilerinin ve emeklilerinin özlük ve mali haklarının iyileştirilmesinin temel parametrelerinden biri enflasyon rakamlarıdır. TÜİK, emekçilerin gerçek verilerini topluyor ancak bürokratların bu rakamları iktidarın belirlediği çerçevede manipüle ettiğini gözlemliyoruz” dedi.

‘SADECE 2025’TE YÜZDE 20’LİK KAYBIMIZ VAR’

Kamu emekçilerinin beklentilerinin karşılanmaması üzerine bütçede paylarına düşeni talep ettiklerini ifade eden Karagöz, “Bütçede taleplerimizin karşılandığını göremedik. Tüm itirazlarımıza rağmen bütçe yasalaştı. Sadece 2025’te yüzde 20’lik bir kaybımız söz konusu. Bu farkın bir şekilde erimesi gerekiyor. 2026 bütçesinin yüzde 20’sinin faiz ve ranta, yüzde 14.6’sının ise savunma sanayisine aktarılmakta olduğunu görüyoruz. Bütçede demokratik taleplerimizin de karşılanmadığını vurgulamak istiyorum. Taleplerimizin karşılanması için siyasal iktidarı rahatsız etmek amacıyla 14 Ocak’ta üretimden gelen gücümüzü kullanarak bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu. Karagöz, tüm kamu konfederasyonlarına da çağrıda bulunarak, “Birlikte iş bırakalım. 2,5 milyon kamu emekçisi ve 4 milyon kamu emeklisi var. Hep birlikte yaşadığımız bu zor süreçte dayanışma içinde olmalıyız” dedi.

‘MESELE YILI İSİMLENDİRMEK DEĞİL, SORUMLULUK ALMAK’

Siyasal iktidarın 2025 yılını “Aile Yılı” ve 2024 yılını da “Emekli Yılı” olarak ilan ettiğini hatırlatan Karagöz, “Bugün 16 milyon emeklinin dörtte biri, yani yaklaşık 4 milyon emekli, 16 bin 881 TL ile yaşamaya mahkûm edilmiş durumda. Mesele bir yılı ‘aile’ ya da ‘emekli’ yılı ilan etmek değil. Asıl mesele, insanların onurlu bir yaşam sürdürebilmeleri için devletin ve hükümetin sorumluluk alması, dayanışmayı güçlendirmesi ve somut tedbirleri hayata geçirmesidir. Bugün Anadolu’nun birçok yerinde kiralar 20 bin TL’yi geçerken, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin 16 bin 881 TL ile yaşamaya çalışması, kamu emeklilerinin ise 20-30 bin TL bandındaki gelirleri ile açlık ve yoksulluk içinde kalması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

‘HALK SEFALETLE TERBİYE EDİLMEK İSTENİYOR’

KESK Eş Genel Başkanı Karagöz, ‘aile yılı’ ilan etmenin yanı sıra ailelerin mutlu ve güvenli bir yaşam sürüp süremediğine odaklanılması gerektiğini dile getirdi. “Bu ülkede hâlâ 12 milyon işsiz var. Kadınların neredeyse yarısı iş bulamıyor. Okula giden her üç öğrenciden biri aç. Bu durumu ‘aile yılı’ olarak adlandırmak mümkün değil. Bu, yoksulluğun ve sefaletin yönetilme anlayışının yılı olarak tarihe geçecektir. Asgari ücretin yalnızca yüzde 27’lik artışla 28 bin 75 TL’ye çıkarılması ve hâlâ açlık sınırının altındaki bir gelirle karşı karşıya kalınması, büyük bir insanlık dramıdır. Yıllarca ülkesine hizmet eden kamu emekçilerinin taleplerinin karşılanmaması da aynı şekilde iktidarın bir ayıbıdır. Kaynaklar mevcut; ancak kaynakların başında olanlar adil davranmadıkları için bazı çevrelere sınırsız kaynak aktarılırken, geniş halk kesimleri açlık, yoksulluk ve sefaletle yüz yüze bırakılmaktadır. Bizim mücadelemiz, bu ülkenin kaynaklarının adil ve adaletli bir şekilde tüm halk kesimlerine dağıtılması içindir” dedi.

Memurlar İş Bırakıyor: ‘Sefalet Yönetimidir!’
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Asistantr ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.