CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Faaliyet Raporu’ndan elde ettiği verileri kamuoyuyla paylaştı. Akay, iktidarın “uzlaşma” adı altında gizli aflar uyguladığını vurgulayarak, 2013-2024 yılları arasında Vergi Uzlaşma Komisyonları aracılığıyla toplam 8 milyar 909 milyon 740 bin 940 TL’lik kamu alacağının silindiğini ifade etti. Uzlaşma mekanizmasının yıllar içinde “ayrıcalık alanı” haline geldiğini belirten Akay, bu süreçte milyarlarca liralık kamu alacağından vazgeçildiğini öne sürdü. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “vergiyi tabana yayma” ve “vergide adalet” söylemlerinin uygulamalarla örtüşmediğini dile getirdi.
Akay, “Vergi sistemi kağıt üzerinde adil gibi sunuluyor ancak rakamlar başka bir gerçeği gösteriyor. Gelir İdaresi Başkanlığı verilerine göre, 2013-2024 döneminde 2 milyar 882 milyon TL vergi aslı ve 6 milyar 27 milyon TL vergi cezası uzlaşma yoluyla silindi. Bu tutar, kamunun vazgeçtiği 8.9 milyar TL’lik bir alacak demektir. Küçük esnafın, ücretlinin ve emeklinin borçları için tahsilat mekanizması titizlikle uygulanırken, büyük tutarlı borçlar için uzlaşma adeta bir çıkış kapısı haline gelmiştir.” şeklinde konuştu.
YÜK HALKIN SIRTINDA
Akay, vergi adaletinin yalnızca söylemlerle değil, ödenen miktarlarla ölçülmesi gerektiğine dikkat çekerek, mevcut uygulamanın gelir dağılımını daha da bozduğunu ve kamu yükünün geniş halk kesimlerinin sırtına bırakıldığını ifade etti.
Tahsilinden vazgeçilen vergilerin boyutuna dikkat çeken Akay, uzlaşma yoluyla silinen tutarların asıl tablonun yalnızca küçük bir parçası olduğunu vurguladı. “Vergi harcaması” kapsamında uygulanan istisna, muafiyet ve indirimlerin bu hesaplamalara dâhil edilmediğini belirten Akay, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bugün açıkladığımız rakamlar, buzdağının sadece görünen yüzüdür. ‘Vergi harcaması’ adı altında uygulanan istisna, muafiyet ve indirimler bu hesabın dışındadır. 2026 yılında bu yolla yaklaşık 3 trilyon 597 milyar TL’lik vergiden vazgeçilmesi öngörülmektedir. Kamu özel işbirliği (KÖİ) projeleri ve yap-işlet-devret (YİD) modeli kapsamında faaliyet yürüten, sayıları 44’ü bulan şirketlerin dâhil olduğu kurumlar vergisi tutarı, 2025 yılında 701 milyar TL, 2026 yılında ise 768 milyar TL olarak öngörülmektedir. Ayrıca, 2002-2025 yılları arasında çıkarılan 13 ayrı vergi affı da dikkate alındığında, geçici uygulamalardan ziyade kalıcı hale gelmiş devasa bir vergi affı düzeniyle karşı karşıyayız.”
SÖYLEMLER ÇELİŞİYOR
Vergi politikalarındaki çifte standartlara sert eleştirilerde bulunan CHP’li Akay, iktidarın “vergide adalet” söylemi ile uygulamaları arasındaki çelişkiye dikkat çekti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yıllardır aynı ifadeleri tekrar ettiğini anımsatan Akay, “Yıllardır aynı cümleleri duyuyoruz: ‘Vergide adalet’, ‘çok kazanandan çok, az kazanandan az’. Ancak ortaya çıkan tablo, bu sözlerin içinin boş olduğunu gösteriyor. Vatandaşa gelince en küçük borcun bile üzerine gidiliyor; konu büyük sermaye olunca milyarlarca liralık borçlar uzlaşma adı altında siliniyor. Bu, adalet değil; fakirden toplayıp zengine kolaylık sağlayan bir tercihtir.” şeklinde konuştu.
DEFALARCA SORDUK
Silinen borçların kimlere ait olduğunun kamuoyundan gizlendiğini vurgulayan Akay, Meclis’te yürütülen denetim sürecinin bilinçli şekilde engellendiğini ifade etti. Akay, “TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda defalarca sorduk: Bu milyarlarca liralık vergi ve ceza hangi şirketlerin borcu? Ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilileri bu sorulara yanıt vermekten kaçındı. Şeffaf olması gereken bir konuda adeta gizlilik duvarı örüldü. Kimlerin borcunun silindiğini biz biliyoruz; milletin de bilmeye hakkı var. İktidar, bu gerçeklerin ortaya çıkmaması için elinden geleni yapıyor.” dedi.




