CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün 2026 yılına icra baskılarıyla girdiğini vurguladı. Borçlarını ödemekte güçlük çeken çiftçilerin traktörlerine, tarlalarına ve ahırlardaki hayvanlarına haciz uygulandığını ifade etti. Gürer, “İcra daireleri adeta bir tarım makine pazarına dönüştü. İktidar bu durumu görmeli ve haciz işlemlerini derhal durdurmalıdır” şeklinde konuştu.
Gürer, açıklamalarında tarım sektörünün 2026 yılına sorunlarla girdiğini belirterek, borçlarını çevirmekte zorlanan çiftçilerin durumunun giderek kötüleştiğini ifade etti. Geçtiğimiz yıl olumsuz ekonomik şartlar altında geçen çiftçilerin, 2026 yılının ilk günlerinde icralarla karşılaştığını dile getirdi.
DERİN KRİZİN GÖSTERGESİ
Adını açıklamadığı bir ilçede 1. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 6 Ocak 2026 tarihinde yapılan bilirkişi incelemesine dikkat çeken Gürer, yaşananların tarım sektöründeki derin krizin somut bir göstergesi olduğunu belirtti. Gürer, “Yılın sekizinci gününde bilirkişi heyeti ahırlara girerek hayvan sayımını gerçekleştiriyor. Raporda yer alan ifadeler durumu özetliyor. ‘Hayvanların genel sağlık durumları orta seviyede olup, yer değişimi ve hava koşullarından dolayı kilo verdikleri görülmüştür.’ İcra baskısı altındaki hayvanlar bile stresten etkileniyor. Bu hayvanların toplam değeri 1 milyon 37 bin lira. Bu, bir üreticinin alın teri ve geleceğidir. Buzağılar daha büyümeden icra dairesinin satış listesine düşmüş durumda. Bu, tarım sektörü için zor bir dönemin habercisi.” şeklinde konuştu. Ayrıca, Lüleburgaz’da icra sürecine alınan üretimden dolayı 2026 yılının ilk haftasında toplam 20 adet büyükbaş hayvanın haraç mezat satışa çıkarıldığını belirtti.
8 Ocak 2026 itibarıyla icradan satışa çıkarılan varlıkların listesinin tarımdaki sorunların belgesi olduğunu ifade eden Gürer, “İcra konusu varlık miktarı; tarla 5 bin 870, bağ 455, traktör 72, tarım makinesi 52, samanlık ve besi damı 27. Bu rakamlar yalnızca istatistik değil, tarımdan kopanların varlığıdır.” dedi.
“ÜRETİCİYE BESİCİYE DESTEK VERİN”
Gürer, “Tarımı bitirmek değil, tarımı desteklemek için önlemler alınmalı. Mecliste borç erteleme ve icra durdurma kanun tekliflerimizi gündeme getirin” dedi. 2025 yılının çiftçiler için ‘kayıp yıl’ olduğunu vurgulayan Gürer, “2026 yılı ise tarım kesimi için verimli bir yıl olmalıydı. Ancak, bankalar çiftçilere kredi verirken önce Bağ-Kur borcunu ödeyip gelmelerini istiyor. Bu durum, çiftçilerin krediye erişimini engelliyor. Ürün maliyetleri artarken, icra işlemleri de devam ediyor. 5 bin 870 tarla icralık hale getirildi. 72 traktör yediemin otoparklarında çürümeye terk ediliyor. Üreticiyi toprağından uzaklaştırıyorsunuz, hayvanlarını elinden alıyorsunuz. Ahırdaki ineği ve tarladaki traktörü satarak bu ülkeyi doyuramazsınız. İcra daireleri birer tarım makine pazarına dönüştü. İktidar bu durumu duymalı ve hacizleri durdurmalıdır. Tarımı ithalata bağımlı kılmak doğru bir yol değil. Üretici ve besiciye destek verilmeli. Bankalara kredi başvurusu yapan bir çiftçiye ‘Bağkur prim borcunu öde, yoksa kredi yok’ demek ne anlama geliyor? Üretimdeki çiftçiye ve besiciye bu eziyet neden?” diye ekledi.




