CHP İzmir Milletvekili Seda Kâya Ösen, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi Ticaret Bakanlığı Bütçesi görüşmeleri sırasında Türkiye’nin ciddi bir ‘sanayisizleşme’ tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Ösen, “Özellikle Çin ile olan dış ticaretimizde büyük bir dengesizlik söz konusu. Türkiye, Çin’e sattığının 11–12 katını Çin’den geri almaktadır” şeklinde konuştu.
Ösen, Türkiye’nin küresel siyasetin ve ticaretin hızla değiştiği bir dönemde, sorunlara çözüm üretmek yerine kendi yarattığı ekonomik krizin etkileriyle mücadele ettiğini belirtti. “Bugün ekonomik ve ticari geleceğimiz, başka ülkelerin tarifeleri ve politikaları karşısında oldukça savunmasız” ifadelerini kullandı.
Konuşmasına devam eden Ösen, “Dünya Ticaret Örgütü’nün işlevsiz kaldığı, ülkelerin kendi üreticilerini korumaya yöneldiği bir dönemde Türk üreticisinin rekabet gücü her geçen gün azalıyor. Bu tehlikenin izleri milli gelir verilerinde net bir şekilde görülüyor. Türkiye, ciddi bir ‘sanayisizleşme’ riski ile karşı karşıya. Sanayi ve tarımın milli gelirdeki payı giderek düşmekte. 2022’de sanayinin milli gelirdeki payı yüzde 30 iken, 2025 yılında bu oran yüzde 20’ye gerileyecek. Çin, Vietnam ve Hindistan gibi ülkeler sanayiye, imalata ve AR-GE’ye yatırım yaparak büyürken, Türkiye sanayiden uzaklaşmakta ve üretimden kopmaktadır” dedi.
Bu durum, dış ticarette de kendini göstermektedir. Türkiye, ara malı bağımlılığından kurtulamamakta ve özellikle Çin ile olan dış ticaretinde önemli dengesizlikler yaşamaktadır. Ösen, “Türkiye, Çin’e sattığının 11–12 katını Çin’den geri almakta. Kritik sektörlerde üretim gerçekleştiremiyor, katma değer yaratamıyoruz. Hükümet, yatırımcıları doğru alanlara yönlendirecek ve gerçek üretimi destekleyecek politikalar üretememektedir. Mevcut veriler, bu hedeflerden ne kadar uzak olduğumuzu açıkça ortaya koyuyor” dedi.
MONTAJ YAPAN ÜLKE KONUMUNA SIKIŞIR
Son 20 yıl içerisinde yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracattaki payı sadece yüzde 3 ile 5 arasında kalmıştır. Savunma sanayisindeki gelişmelere rağmen, yüksek teknoloji ihracatını artırmaya yetmemektedir. Türkiye hâlâ ağırlıklı olarak düşük teknoloji ürünleri ihraç etmektedir. Düşük teknolojili ürünlerin ihracattaki payı, son 20 yılda yüzde 65–59 aralığında sabit kalmıştır. Yani ihraç ettiğimiz her 3 üründen 2’si düşük teknolojilidir.
Bu tabloyla başarı elde edilmesi mümkün değildir. Eğer bu durum devam ederse, Türkiye “montaj yapan ülke” konumuna sıkışacak ve katma değer yaratamayacaktır. Hükümet yetkilileri pembe bir tablo çizmeye çalışsa da, vatandaşın yaşadığı sorunlar artık gizlenemeyecek kadar büyüktür. Çözüm CHP’de bulunmaktadır. Türkiye’nin üretmekten başka bir çaresi yoktur!




