2026 yılına yaklaşırken asgari ücret yeniden gündeme geldi. Gözler, 12 Aralık’ta gerçekleştirilecek ilk Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısına çevrilirken, ekonomistler ve çeşitli kurumlar yıl için öngörülerini paylaşmaya devam ediyor. Son olarak, Eski Hazine Müsteşarı Dr. Mahfi Eğilmez, kendi blogunda asgari ücrete dair detaylı bir analiz yayımladı.
Eğilmez, asgari ücret belirleme sürecinde farklı tarafların çeşitli önceliklerini öne çıkardığını belirtti. Çalışanların açlık ve yoksulluk sınırlarını, işverenlerin üretim maliyetlerini, hükümetin ise bütçe olanaklarını dikkate aldığını ifade etti.
EĞİLMEZ’DEN 2026 İÇİN ASGARİ ÜCRET HESABI
Eğilmez, hesaplamalarını yaparken 2025 yılı enflasyon oranını ve 2026 yılı tahminlerini baz aldı. Gösterge olarak kullandığı veriler şu şekilde sıralandı:
2025 yılı asgari ücreti yıl boyunca değişmeden 22 bin 104 lira olarak belirlendi.
2025 yılı sonu enflasyonunun yaklaşık yüzde 30 düzeyinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu durum, asgari ücrette 6 bin 631 liralık bir satın alma gücü kaybı anlamına gelmektedir.
2026 yılı için Orta Vadeli Program’daki (OVP) enflasyon tahmini ise yüzde 16 düzeyindedir.
TÜRK-İŞ’in Kasım 2025 verilerine göre açlık sınırı 29 bin 287 lira, yoksulluk sınırı ise 97 bin 159 lira olarak belirlenmiştir.
Eğilmez, mevcut ücretin önce yüzde 30 oranında artırılarak satın alma gücü kaybının telafi edilmesi gerektiğini, ardından bu tutarın 2026’da beklenen yüzde 16’lık enflasyon oranı kadar yükseltilmesi gerektiğini vurguladı.
Bu hesaplamalarla, 22 bin 104 liralık asgari ücretin ilk olarak 28 bin 735 liraya, ardından 2026 yılı için en az 33 bin 333 liraya çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Eğilmez, eğer enflasyon yüzde 16’yı aşarsa, yeni artışların da hemen gündeme alınması gerektiğini belirtti.
Ayrıca, iki çalışanın toplam gelirinin bile 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırını (97 bin 157 TL) aşmadığını vurguladı.
“EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI ASGARİ ÜCRETE YAKLAŞMALI”
Eğilmez, emekli maaşlarına da dikkat çekerek, en düşük emekli aylığının 16 bin 811 lira olduğunu ve bu tutarın açlık sınırının yarısına denk geldiğini ifade etti. “Bu maaşların da yeniden düzenlenmesi ve asgari ücrete yakın bir seviyeye çıkarılması gerekiyor” dedi.
“ÜCRET YELPAZESİ BOZULMAMALI”
Eğilmez, asgari ücret artışının yalnızca asgari ücretlileri değil, tüm çalışanları etkilediğini belirterek, ücret dengesinin korunması için asgari ücretin üzerindeki maaşlara da aynı oranda zam yapılması gerektiğini vurguladı.
Eğilmez, yazısını şu ifadelerle sonlandırdı:
Kuşkusuz, bu düzenlemelerin yapılması yalnızca asgari ücret alanları değil, diğer ücret sahiplerini de ilgilendiriyor. Çünkü asgari ücrette yapılacak artışların, asgari ücretin üzerindeki ücretlere de aynı oranlarda yansıması gerekmektedir. Aksi takdirde, tüm ücret yelpazesi bozulacaktır.




