Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026 yılı için geçerli olacak yeni asgari ücreti belirlemek amacıyla aralık ayında bir araya gelecek. Bu toplantının aralık ayı sonuna kadar gerçekleştirilmesi ve yeni asgari ücretin belirlenmesi planlanıyor. Ülkede yaklaşık 8 milyon asgari ücretli işçi bulunduğu belirtiliyor. Komisyon, 5 hükümet, 5 işveren ve 5 işçi temsilcisi olmak üzere toplamda 15 üyeden oluşuyor. Komisyonun karar alabilmesi için en az 10 üyenin bir araya gelmesi gerekiyor. Türk-İş toplantılara katılmasa bile, hükümet ve işveren temsilcileri ile bir araya gelerek yeni asgari ücreti belirleyebilir.
Türk-İş, komisyona katılmayacağını duyurarak, dün Başkanlar Kurulu’nu topladı. Toplantının ana gündemi asgari ücret oldu. Komisyon yapısının antidemokratik olduğunu ifade eden Türk-İş, eşitlik sağlanmadığı sürece komisyona katılmama yönünde karar aldı. Yönetmeliğin değiştirilmesi gerektiği vurgulandı.
TÜRK-İŞ’İN TEKLİFİ
Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, komisyon yapısının 15 değil, 11 kişiden oluşması gerektiği öne sürüldü. Buna göre, komisyonda 5 işçi temsilcisi yer almalı, diğer 5 kişiyi ise hükümet ve işveren temsilcileri oluşturmalıdır. Komisyonun başkanlığını tarafsız bir kişi üstlenmeli ve kararlar oy çokluğu ile alınmalıdır.
Türk-İş dışında diğer işçi konfederasyonlarının komisyonda yer alıp almayacağı konusunda tam bir görüş birliği sağlanamadı; bu konuda farklı fikirler dile getirildi. Türk-İş Başkanı Ergün Atalay’ın, önümüzdeki günlerde Hak-İş ve DİSK ile görüşeceği bildirildi.
YÜKSEK HAKEMDE DE DEĞİŞİKLİK
Asgari ücretin dışında, yüksek hakem kurulunun yapısında da değişiklik yapılması gerektiği ifade edildi. Mevcut durumda 9 üyeden yalnızca 1’inin işçi temsilcisi olduğu ve bu yapının adaletsiz olduğu dile getirildi.
ÖZELE DE PROMOSYON
Toplantının bir diğer gündem maddesi ise banka promosyonlarıydı. Kamu sektöründe verilen banka promosyonlarının özel sektörde de uygulanması gerektiği vurgulandı. Bazı özel sektör kuruluşlarının banka promosyonu verdiği, ancak birçok iş yerinde bu uygulamanın mevcut olmadığına dikkat çekildi.
Ayrıca, vergi adaleti konusunda da görüş birliği sağlandı. TBMM’deki bütçe görüşmeleri devam ederken, bu konunun da gündeme getirilmesi benimsendi.
TES ‘İSTEĞE BAĞLI’ OLSUN
Toplantıda, hükümetin gündeminde bulunan tamamlayıcı emeklilik sistemi (TES) hakkında da değerlendirmelerde bulunuldu. İşçilerden %3 oranında kesinti yapılmasının planlandığı ifade edilerek, düzenlemeye karşı çıkıldı. Eğer böyle bir sistem uygulanacaksa, tamamen isteğe bağlı olması gerektiği vurgulandı.
‘AYNI NOKTADAYIZ’
Toplantının ardından Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmama kararlarının geçerliliğini koruduğunu belirtti. Atalay, “Yönetmelik değişmezse biz aynı noktadayız. Katılmıyoruz. Ancak asgari ücretlilerin sorunlarını her gün dile getirmeye devam ederiz. Yönetmelik değişirse tekrar Başkanlar Kurulu’nu toplarız” dedi. Atalay, 2000 yılından bu yana 29 kez asgari ücretin belirlendiğini, bu süreçte rakamın 21 kez hükümet ve işveren tarafından belirlendiğini hatırlattı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na komisyon yapısıyla ilgili taleplerini ilettiklerini belirtti.
“Masada işçinin sözünün geçeceği bir yapı olursa adil bir tablo oluşur. Formül, adil bir yapı. Yani, komisyon yapısı 5 işveren, 5 işçi ve 5 hükümet temsilcisi şeklinde olmalı” dedi.
‘ŞİMDİ BİR DE TES ÇIKTI’
Atalay, TES’in tüm çalışanlar için zorunlu olacağı yönündeki haberlere de tepki göstererek, “Tamamlayıcı emeklilik ile ilgili son günlerde tartışmalar var. Biz zaten %14 prim ödüyoruz. Şimdi de ‘%3 daha öde’ deniyor. Bunu kimse bize mecbur etmesin. İsteyen katılsın, isteyen katılmasın. Bu kabul edilebilir bir düzenleme değil” şeklinde konuştu.
‘HALK YOKSULLAŞIYOR’
Toplantının ardından yayımlanan Başkanlar Kurulu bildirisinde, gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderek derinleştiği vurgulandı. Bildiride, “Ekonomik büyümeden elde edilen kazanç, toplumun tüm kesimlerine adil biçimde yansımamakta; zengin daha zenginleşirken, geniş halk kesimleri yoksullaşmaktadır. Çalışanların önemli bir bölümü açlık sınırının altında asgari ücretle geçimini sağlamak zorunda kalmaktadır” denildi.
‘CİDDİ BİR ADALETSİZLİK’
Bildiride, 2023 yılında yürürlüğe giren Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin ardından ortaya çıkan adaletsizliklere de dikkat çekildi. “Düzenleme, 8 Eylül 1999 öncesinde sigortalı olan çalışanlara yaş şartı aranmaksızın emeklilik hakkı tanıyarak önemli bir sorunu çözmüştür. Ancak bu tarihten sonraki çalışanlar, mevcut mevzuata göre kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaş koşuluna tabi olmaya devam etmektedir. Bu durum, aynı dönemde çalışma hayatına katılmış işçiler arasında ciddi bir adaletsizlik duygusu yaratmakta ve ‘bir gün farkla’ emeklilik hakkından mahrum kalan yüz binlerce emekçiyi mağdur etmektedir” ifadelerine yer verildi.




