MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Halep’teki çatışmalarla ilgili yaptığı açıklamalarda, “Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm’in yandaşıdır, İsrail’in kuklasıdır. PKK’nın kurucu önderliğine saygısız ve sadakatsizdir” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz hafta sonu güvenlik kaynakları, TRT’de yer alan bir açıklamada, “SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi, Halep’te uzlaşıya açık bir tavır sergilemiştir” diyerek Kandil’i suçladı. Ancak daha sonra açıklamadan “Genel Komutan Mazlum Abdi” ifadeleri çıkarıldı. Yine de SDG ile bağlantının kurulduğu ve çatışmanın Kandil’in talebi doğrultusunda gerçekleştiği vurgulandı.
“BÖYLE BİR ÇELİŞKİ OLABİLİR Mİ?”
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Dr. Cenk Özatıcı, iktidardan gelen çelişkili açıklamaları Cumhuriyet’e değerlendirerek, “Burada çelişkilerle dolu bir durum söz konusu. Mazlum Abdi, İsrail’in uşağı olarak tanımlanıyor. Jerusalem Post’a verdiği mülakatta, İsrail’den destek istedi. Peki, Mazlum Abdi İsrail’in uşağıysa, PKK da aynı şekilde değil mi? Bese Hozat ve Öcalan da aynı durumu paylaşmıyor mu? Bahçeli, ‘Eğer Abdullah Öcalan’a itaat etmezseniz, İsrail’in uşağısınız’ mesajı vermeye çalışıyor. Ancak PKK zaten kuruluşu itibarıyla İsrail ve ABD’nin çıkarlarına hizmet ediyor. Sadece YPG’nin kontrolü altındaymış gibi konuşmak, oldukça çelişkili ve gerçeği yansıtmayan bir yaklaşım” ifadelerini kullandı.
“SÖZ SAHİBİ AMERİKA VE İSRAİL”
Özatıcı, “İmralı-Kandil-SDG hattında söz sahibi kim?” sorusuna “Hiçbiri değil. İYİ Parti olarak bizim viewlarımız da bu yönde. Suriye’nin kuzeyinde ABD, YPG’ye büyük yatırımlar yaptı. Her yıl milyonlarca dolar, silah, tır, helikopter, tank ve tüfek sevk edildi. YPG, bu bölgedeki petrolün yüzde 90’ını kontrol ediyor. Yıllardır hücrede olan bir teröristin, ABD’nin verdiği silahları bırakmasını beklemek, mantık dışı bir durum. Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu da ‘Öcalan istedi diye YPG, Amerika’nın verdiği silahları teslim eder mi?’ diye sormuştu. Bu, akıl ve mantıkla bağdaşmayan bir durum” yanıtını verdi. Özatıcı, “Dolayısıyla PKK ve YPG, dış kuvvetlerin kontrolündeki yapılar. Bunlar kullanışlı araçlar. Bugün Amerika ve İsrail’in etkisini görmekteyiz. Yarının ne getireceği ise belirsiz. Ancak bunun gerçeği yansıtmayan bir devlet politikasıyla örtüşmesi mümkün değil” şeklinde sözlerine devam etti.
“FIRAT’IN DOĞUSUNA OPERASYON OLACAĞINI SANMIYORUM”
Suriye’de Halep sonrası olası senaryolar gündemde. SDG, Fırat’ın batısındaki bölgelere “Bayraktar ve TSK SİHA’ları tarafından saldırıldığını” bildirdi. Suriye ordusunun batıyı tamamen kontrol altına almasının ardından doğuya doğru bir yönelme olup olmayacağı merak ediliyor. Dr. Özatıcı, bu konuda “Yöneleceklerini umuyorum ama bence öyle olmayacak. Halep’teki YPG’nin geri çekilmesi olumlu bir gelişme, ancak Amerika’nın paylaşım planında Fırat’ın doğusu YPG’de, batısı ise Ahmed Şara’da kalıyor. Dolayısıyla Halep’ten çıkması bir kazanım değil. Önemli olan YPG’yi Fırat’ın doğusundan atmak. Çünkü Münbiç de YPG’nin kontrolündeydi ve bir anda oradan çekildi. Şu anda bir denge sağlanıyor. Fırat’ın doğusunu YPG, batısını ise Şara kontrol edecek. Ancak bu durum, YPG’nin tasfiyesi anlamına gelmiyor. Bu yalnızca Türkiye’nin iradesiyle mümkün olabilir ve şu an böyle bir irade yok” görüşünü paylaştı.




