MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, dünya genelindeki önemli gelişmelere dair bir yazılı açıklama yaptı.
Yalçın, ABD’nin Venezuela’ya yönelik gerçekleştirdiği baskın ve Devlet Başkanı Maduro’yu esir alması konusuna dikkat çekti. ABD Başkanı Donald Trump’ın savaş gemilerinin diğer ülkelerin gemilerine el koyarak uluslararası ticareti tehdit ettiğini vurgulayan Yalçın, “Topyekun savaş tehlikesi, hiç olmadığı kadar yakındır” ifadelerini kullandı. Yalçın, bu durumu 1962 yılında yaşanan Küba Füze Krizi’ndeki nükleer savaş riskine benzeterek, o dönemde ABD Başkanı Kennedy ile Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Kruşçev’in atmış olduğu geri adımların insanlık için nasıl bir güvenlik sağladığını hatırlattı. O yıllarda, Sovyetler Birliği Küba’daki, ABD ise İtalya ve Türkiye’deki füzelerini sökmüşlerdi. Bugün ise nükleer silahların, hem askeri güç unsurları hem de insanlığın varlığına yönelik tehditler olarak dünya gündeminin merkezinde yer aldığına dikkat çekti.
“TÜRKİYE NÜKLEER PROGRAMINI BAŞLATMALI”
Yalçın, açıklamasında nükleer silaha sahip olmanın bir ülke için varlık ve güvenlik garantisi haline geldiğini belirtti. Küba Krizi sonrası Fransa’nın kendi nükleer programını başlatmasını örnek göstererek, mevcut küresel şartlar altında Türkiye’nin de nükleer programını hayata geçirmesinin zorunlu olduğunu ifade etti. Yalçın, bugüne kadar tabi olduğumuz veya peşinden koştuğumuz uluslararası kuralların Batı dünyası tarafından belirlendiğini vurgulayarak, BM ve NATO’nun ABD’nin etkisi altında doğduğunu belirtti. Avrupa ülkelerinin de bu sürece katıldığını dile getiren Yalçın, “ABD riyasetindeki yeni dünya düzeninin aryası, İkinci Dünya Savaşı sonrasında şekillendi. Ancak bugün, Batı’nın şekillendirdiği değerlerin birer birer terk edildiğine ve insani normların yok sayıldığına tanıklık ediyoruz” dedi. Yalçın, yeni bir küresel ritüel tarzının, korsanlık ve eşkiyalık kanunlarından ilham alarak ortaya çıktığını aktardı.




