CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’na ilişkin iddianamenin kamuoyuyla paylaşılmasının ardından Merkez Yönetim Kurulu’nu (MYK) topladı.
Toplantının ardından, CHP’nin bazı hukukçu üyeleri Özel ile birlikte İstanbul’a hareket etti. Partililer, iddianamenin hem genel merkezde hem de İstanbul’daki hukukçular tarafından kapsamlı bir şekilde inceleneceğini ifade etti.
Kurmaylar, iddianamede bulunan çelişkili unsurlar, “siyasi olarak görülen kısımlar”, delil eksiklikleri ve gizli tanık ifadelerinin detaylı bir analiz sürecine tabi tutulacağını dile getirdi. İnceleme tamamlandıktan sonra elde edilen bulguların kamuoyuyla paylaşılacağı bildirildi. Bu amaçla “https://istanbuliddianamesi.com/tr” adlı bir internet sitesi kurduklarını ve genel başkan yardımcıları, milletvekilleri ile parti örgütleri aracılığıyla buradaki bilgileri kamuoyuyla paylaşacaklarını belirttiler.
‘YASA TEKLİFİ BEKLİYOR’
Ayrıca, iddianamenin hazır olmasından dolayı tutuksuz yargılama sürecine geçilmesini talep ettiklerini kaydeden CHP’li kurmaylar, “Amacımız, yargılamanın bundan sonraki aşamalarının tutuksuz gerçekleşmesidir. Bu aşamadan sonra tutukluların derhal serbest bırakılması gerekiyor. Toplayacakları yeni bir delil de kalmadı. Daha önce ‘Hodri meydan’ demiştik, gerekli yasa teklifini de vermiştik. Aynı çağrıyı yine yapıyoruz. Yargılamalar canlı olarak yayınlansın, halk bu suçlamalara karşı ne dediğimizi görsün. Herkes durumu öğrenmeli” şeklinde ifadelerde bulundular.
‘CHP’Yİ HEDEF ALAN BİR METİN’
CHP Sözcüsü Deniz Yücel, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında MYK toplantısına dair ilk değerlendirmelerini paylaştı. Yücel, “İlk bakışta, maddi gerçeği ortaya çıkarmak amacıyla hazırlanmaktan çok, CHP’nin kurumsal kimliğini ve tüzel kişiliğini hedef alan siyasi bir metin olduğunu söyleyebilirim. İddianamede yer alan ‘CHP’nin ele geçirilmesi ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde örgüt liderinin aday gösterilmesi amacıyla’ ifadesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha önce kullandığı ‘Ahtapotun kolları’ ifadesine atıfta bulunulması ve CHP’ye Anayasa’nın 69. maddesi uyarınca kapatma davası açılması için Yargıtay’a bildirimde bulunulması, bu tespitimizi destekleyen en önemli unsurlardır. Bu yönleriyle iddianame, adeta bir siyasi propaganda belgesi niteliğindedir” dedi.




