Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Sultanbeyli’de “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” temasıyla büyük bir miting gerçekleştirdi.
Mitingde, geçtiğimiz gün cezaevinden tahliye edilen Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer de bir konuşma yaptı.
Özer, konuşmasında şunları ifade etti:
“Sevgili Sultanbeylililer, değerli İstanbullular, hoş geldiniz. Genel Başkanımız bana, ’13 aydan sonra ilk kez mikrofonla buluşacaksınız’ dedi. Ben de kendisine, ‘Evet, halkımla buluşacağım’ yanıtını verdim. 372 gün sonra özgürlüğüme kavuştum ve şimdi aranızdayım. Ancak bu sevinç buruk, çünkü yüreğimin bir parçasını Silivri’de bıraktım. Diğer yarısıyla beraber Ekrem Başkan’dan, belediye başkanlarımızdan ve siyasetçilerden sizlere sıcak selamlar getirdim.
Dün cezaevinden çıkarken, sevgili İl Başkanımız Özgür Çelik ve Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimiz Nuri Aslan gibi birçok dostum beni karşıladı. Bu vesileyle İstanbul örgütüne teşekkür etmek için buradayım. Bilin ki, buradaki sesiniz, Silivri hücrelerinde yankılanıyor ve oradaki insanlar sizlerden güç alıyor.
“MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
Özgürlük, hayatın en değerli unsurlarından biridir. Tıpkı hava ve su gibi, varlığının farkında olmayız. Nefes alamadığımızda havanın değerini anlarız. Cezaevindeyken düşündüm ki; tek bir kişi bile özgür değilse, kimse özgür değildir. Bu nedenle özgürlük ve demokrasi mücadelesi devam edecek. Bu mücadele, insan onuruna yakışır bir çabadır. Zor zamanların bedeli vardır, ancak bu bedeli ödemekten çekinmeyenler sayesinde umutlarımız canlı kalıyor. Özgürlük, eşitlik ve adalet mücadelesi hep birlikte sürdürülecektir. Bu mücadeleyi veren herkese selam olsun!
Ülkemiz şu an bir barış sürecinden geçiyor. Barış olmadan demokrasi, üretim ve bereket sağlanamaz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu barışı içtenlikle destekliyoruz. Ancak buradan sesleniyorum: Ülkenin yarısını dışlayarak barışı nasıl sağlayacağız? Şimdi kucaklaşma ve kardeşlik zamanıdır. Bu barışı sağlamak için adalet ve hukuka ihtiyacımız var.
“TOPLUMU BU KADAR GERMEK, BU KADAR KUTUPLAŞTIRMAK İYİ DEĞİL”
Silivri’de yatan başkanlarımız ve kardeşlerimiz için kimse ‘yargılanmasın’ demiyor. Ancak tutuksuz yargılanabilirler. Toplumu bu kadar germek ve kutuplaştırmak sağlıklı değil. Barış ve kucaklaşma diyoruz; peki, halkla kucaklaşmadan barışı nasıl sağlayacağız? Buradan bir çağrı yapıyorum: Barış, demokrasi ve hukukun gerekliliği için kucaklaşmalıyız. Şimdi kardeşlik ve kucaklaşma zamanı!
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili iddianame dün açıklandı. Ekrem Başkan, 2 bin veya 3 bin yıl hapisle yargılanıyor. Bu durumda barış nasıl sağlanacak? Bizler, çocuklarımızın daha güzel ve aydınlık bir Türkiye’de yaşaması için mücadele edeceğiz. Bu mücadele, anayasal bir hakkımızdır. Anayasamız, ‘Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına saygılı, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir’ diyor. Biz de bu doğrultuda çalışıyoruz.
Değerli kardeşlerim, bu süreçte cesurca ve yiğitçe direnen, meydanları dolduran Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in şahsında destek veren tüm genel başkanlara teşekkür ediyorum. DEM Parti’nin eş genel başkanlarına, İşçi Partisi’nin ve Yeni Yol’un genel başkanlarına verdikleri destek için de minnettarım. Hep birlikte demokrasi yolunda ilerleyelim ve iktidara gelerek bu iktidarı demokratikleştirelim.
“ÖNÜMÜZÜN KESİLİP HİZMETLERDEN AYRI BIRAKILMAMIZ, EN ÇOK BENİ ESENYURT HALKI ADINA ÜZDÜ”
Bu süreçte iki şeyden dolayı üzüntü duydum. İçeride sizler adına direndim ve sizin emanetlerinizi asla yere düşürmedim. Arkadaşlarımla birlikte başımız dik, alnımız açık yürüdük. Ancak dışarıda barış ve demokrasiye katkı veremediğim için üzgünüm. Esenyurt’ta 7 ay boyunca gece gündüz çalışırken, 21. yüzyıla yakışır bir şehir yaratmaya çabalarken, birden bire hizmetlerden mahrum kalmamız beni en çok Esenyurt halkı adına üzdü. Ama unutmayın, karanlık koyulaştığında, şafak yakın demektir. Ülkemizdeki demokrasi şafağında buluşmak dileğiyle… Her şey çok güzel olacak!”




