İstanbul’un Güngören ilçesinde, 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın, kendisinden 2 yaş küçük bir çocuk tarafından yaşamının sonlandırılması, “suça sürüklenen çocuklar” konusunu yeniden gündeme taşıdı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer, bu konuda Adalet Bakanlığı’na bir soru önergesi sunarak, suça karışan çocukların durumuyla ilgili detaylı bilgi talep etti.
Özer, bakanlığa, yeni nesil çetelerle ilgili yargılanan çocukların suç istatistiklerini de içeren 11 soru yöneltti. Ancak bakanlık, Özer’in taleplerine “İstediğiniz ayrıntıda bilgi yoktur” şeklinde bir yanıt verdi.
“SUÇ SAYILARI ARTIYOR, YAŞLAR DÜŞÜYOR…”
Özer, “Çocukların giderek daha fazla suça karıştığı gerçeği ile yüzleşiyoruz. Suç sayıları artarken, suç işleyen çocukların yaşları düşüyor. Her yıl yüz binlerce çocuk güvenlik birimlerinin önüne çıkıyor” dedi. Özer, son dört yılda suça sürüklenen çocuk sayısının yüzde 80 oranında arttığını belirterek, “Bu durum sistematik ve büyüyen bir tehlikenin işareti. Bu nedenle, yeni nesil sokak çeteleri ve organize suç örgütlerinin çocukları suç ortağı veya tetikçi olarak kullanma eğilimleri ile ilgili bakanlığa sorular yönelttim” şeklinde konuştu.
Özer, ayrıca, “Suç delillerinin yok edilmesi, gizlenmesi ya da değiştirilmesi, suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütlere katılma ve kasten öldürmeye teşebbüs gibi suçlarla ilgili açılan soruşturma, kovuşturma ve mahkumiyet sayılarını yıllara göre öğrenmek istedim” dedi. Ancak bakanlık, bu taleplerine de “İstenilen ayrıntıda bilgiler yok” yanıtını verdi.
Bakanlığın bu yanıttan dolayı duyduğu hayal kırıklığını dile getiren Özer, şöyle devam etti:
“Bakan Yılmaz Tunç, çocukları suça sürükleyen nedenleri ortadan kaldırmak amacıyla projeler geliştirdiklerini ifade ediyor. Ancak bize verilen yanıttan, hangi verilerin kullanılacağı bile belirsiz. Suça karışmış çocuklara dair veri tutmayan bir bakanlık, suç oranlarındaki artışları ve sebeplerini nasıl belirleyecek? Popülist söylemlerle üretilen geçici çözümler, hükümetin sorumluluktan kaçmasına neden oluyor. Çocukların suça karışması, buna bağlı olan karapara, uyuşturucu ve çeteleşme olgusu politik bir meseledir. Tüm kurumların bu konuda sorumluluk alarak ivedi kararlar alması gerekmektedir.




