Türkiye’nin gündemi, SÖZCÜ TV‘de ele alınıyor. Ülkenin önemli kalemlerinden Yılmaz Özdil, SÖZCÜ TV Genel Yayın Yönetmeni İpek Özbey‘in sorularını Kırmızı Beyaz programında yanıtlıyor.
Yılmaz Özdil, Suriye’deki son gelişmeleri canlı yayında değerlendiriyor.
HAKAN FİDAN MADALYA ALACAK
“- Herkes açılım sürecinde Öcalan, PKK ve Mazlum Abdi’ye odaklanmışken, anlaşılıyor ki Saray, yani Asrın Liderimiz, Hakan Fidan ve MİT Müsteşarı aslında Suriye’ye yönelmiş. Erdoğan’ın PKK’nın tükenmiş olduğunu ve iç çatışma içinde olduklarını fark ettiğini düşünüyorum. SDG’yi imha etmek için MHP gibi gruplarla konuşmak yerine, Şara’yı Beyaz Saray ve Pentagon’da meşru hale getirmeye çalıştıkları görülüyor.
– Hakan Fidan ve İbrahim Kalın ikilisi, önce Erdoğan’ı ikna ediyor, ardından Beyaz Saray’ı da ikna ederek, emlakçı büyükelçi Barrack üzerinden Suriye’ye tek başına Şara’nın bırakılmasını sağlıyorlar. Bu noktadan sonra açılım, SDG gibi konular tamamen Asrın Liderimizin inisiyatifine geçmiş durumda. İktidarın bu analizi yapmadığını düşünüyorum. Erdoğan, PKK ve Öcalan ile uğraşacağına, neden böyle bir yol izlediğini düşünürken aslında Hakan Fidan üzerinden Şara’yı kabul ettirmeye çalıştıklarını görüyorlar. Hakan Fidan’ın, bu süreçten madalya alacağını düşünüyorum.
– Hakan Fidan’a karşı son üç aydır neden olumsuz propaganda yapıldığını da anladık. Hakan Fidan’ı neden zayıflatmaya çalıştıklarını, hem toplum hem de Saray nezdinde itibarsızlaştırmaya yönelik çabaları gözlemliyoruz. Bu sürecin ikinci aşamasını hep birlikte göreceğiz.”
KAPALIÇARŞI HER ŞEYİ GÖSTERİYOR
“- Bu olaylara Loca’da maç izleyenler gibi bakarsan bambaşka bir şey görürsün. Değerli hocam Salih Nefçi’den öğrendim ki, bu tür durumlarda sonuçtan önce nedene odaklanmak gerekir. Önce sahaya değil, Kapalıçarşı’ya bakarım. Halep’e değil Tahtakale’ye odaklanırım. Orası, Türkiye’yi çözümlemek için kritik bir yer. Kapalıçarşı, bu ülkenin damıtılmış özetidir. Oraya bakarak oradaki hareketlerin aslında neyin ne olduğunu gösterdiğini görüyorsun. Altının gramı bugün 6 bin 700 lirayı gördü; Trump makama oturduğunda bu rakam 3 bin liraydı.
– Kapalıçarşı’da arkadaşlarım var ve beni uyardılar. “Paran varsa altın al” dediler. Neden? İşte bu sorunun cevabı burada. Altına bir alım olduğu zaman, durup dururken altın ve gümüşe, yani paranın yerine metale yönelmek büyük rakamlarla oluyorsa, o zaman Kapalıçarşı “Hırgür geliyor” diyor. 3 bin lirayken alıp bugün boşaltanları düşünelim. Vatandaş burada kendi maaşından bakıyor. Maçı Loca’dan izlerken başka bir durumla karşılaşıyorsun.
– Suriye meselesinde iş aslında Esad’ın gitmesiyle Şara’nın gelmesiyle başladı. Napoli Harekatı demiştim. Hatırlayın, Esad’ın gittiği gün savaşıyor gibiydi, ardından Ruslar Suriye’yi bir anda boşalttı ve Şara oraya geldi. Şimdi bakıyorsun güya SDG, Dürzi’ler derken tabanca patlamadan herkes yerini aldı. Bunu nasıl oldu? Napoli Karargahı’nda dört ülkeden kurmay subay toplandı. ABD’li, İngiliz, Fransız ve İsrailli dört uzman geldi. Bunların testlerini yaptılar ve özel mekanlarda altı ay boyunca planlama yaptılar. Yoksa, Rusya’nın ve ABD’nin ordularının bulunduğu bölgede herkes bir anda çekildi ve Şara’nın buranın devlet başkanı olduğu söylenmedi. Bu, planlı bir NATO harekâtı. Bugün geldiğimiz nokta da bu.”

PLANLI BİR NATO HAREKATI
“- Şu anda Napoli Harekatı’nın yeni safhasına geçildi. İnşa safhasındayız. Burada ufak tefek vuruşmalar olacak ancak sınır belli. Şu anda ülkede bir trilyon dolarlık inşaat gerçekleşiyor. Altyapı, havalimanı, petrol hatları ve limanlar hızla inşa ediliyor. Suudi Veliaht Prensi, Şara’nın hamisi konumunda. Parayı Arabistan ve Katar veriyor. Bunlar, bizim geçmediğimiz halde ödediğimiz köprüler gibi yap-işlet-devret modeli. Şu anda Suriye’yi dükkanlara ayrılmış bir AVM gibi düşünmek mümkün. Loca’dan maçı izlerseniz, durum böyle görünüyor. Adamın Ankara Büyükelçisi, emlakçı. Bu kişiyi buraya neden emlakçı olarak atadı? Gazze’yi imar edecekler. Suriye’yi de imar edecekler. Napoli Harekatı’nın istihkam safhası bu. Bu işin bir numaralı kazananı Ankara, Hakan Fidan ve MİT Başkanı.”

İSRAİL İLE BİR ANTLAŞMA VAR
– İsrail ile siyasi, askeri ve ticari anlamda bir antlaşma olduğu aşikar. İsrail’in bu durumdan habersiz olması mümkün değil. Bizi manipüle ettiler. İsrail ile Türkiye arasında çatışma ihtimali yüzde bir bile değil. Böyle bir ihtimal yok. İsrail, hem Lübnan’ı hem de Hamas’ı yok etti, Gazze’yi de yok etti ve Suriye’yi İran’a karşı kullanmaya devam edecek. Davut Koridoru olarak bilinen mesele de Türkiye’yi manipüle etmek için kullanılan bir koz. Erdoğan, Fidan ve Kalın’ın bu koridorun gerçekleşme ihtimalinin olmadığını bildiklerini düşünüyorum. Türkiye, Suriye’yi odak noktası haline getirmek zorunda kalacak. ABD, bugün SDG’yi sattığı gibi yarın Şara’yı ve bizi de satabilir.
– AKP’nin 2011 yılında aldığı karar yanlıştı. O dönemde yanında bugünkü Milli Savunma Bakanı gibi bir kurmay yoktu. Türkiye, çok ağır ve hatalı bir karar alarak Suriye meselesini başına bela etti.”

BU BELAYI DAVUTOĞLU AÇTI
“- Ahmet Davutoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı ve Başbakanı olarak, başta Suriye olmak üzere Ortadoğu’daki birçok belanın başımıza sarılmasına sebep oldu. Dav




