İYİ Parti, dün Büyük Ankara Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdiği 4. Olağan Kongre ile yeni dönemini resmen duyurdu. 81 ildeki partililerin otobüslerle Ankara’ya akın ettiği kongre, 7 bin kişilik salonun saatler öncesinden dolmasıyla dikkat çekti. Bu kongre, yalnızca kalabalığıyla değil, taşıdığı siyasi anlamla da önceki kongreden belirgin bir şekilde ayrıştı. Önceki kongrede, liderliğin el değiştirdiği kritik bir dönüm noktası yaşanmıştı. O dönemde kurucu Genel Başkan Meral Akşener siyasete veda ederken, liderlik koltuğu Müsavat Dervişoğlu’na geçmişti. Dünkü kongrede ise Dervişoğlu, lider olarak çıktığı ilk olağan kongresini gerçekleştirmiş oldu. Kulislerde, bu kongrenin “geçişi tescilleyen” bir etkinlikten ziyade, Dervişoğlu’nun kendi kadrosu ve siyasi hattıyla sahneye çıktığı ilk büyük sınav olduğu değerlendirmesi yapıldı.
AKŞENER KATILMADI
Önceki kongrede Akşener’in vedası ve değişim ihtiyacı konuşulurken, dünkü kongrede ana tartışma başlıkları “yeniden yapılanma”, “seçime götürecek yönetim” ve partinin muhalefet içindeki yeni konumu oldu. Parti kulislerinde, önceki kongrenin bir kapanış, dünkü kongrenin ise net bir başlangıç olduğu yönünde bir ortak görüş oluştu. Büyük Ankara Kongre Merkezi’nde toplanan kalabalığın, İYİ Parti’nin artık savunmada değil, yeni bir siyasi iddiayla sahaya çıkma çabasının bir göstergesi olduğu yorumları yapıldı. Kurucu Genel Başkan Akşener, davetli olmasına rağmen kongreye katılmadı.
Divan Başkanlığı’nı İYİ Parti İstanbul Milletvekili Cihan Paçacı’nın üstlendiği kongrede, Genel Başkan Dervişoğlu iktidara sert eleştiriler yöneltti. Türkiye’nin kritik bir eşikten geçtiğini belirten Dervişoğlu, “İYİ Parti’miz, büyük Türk milletinin reflekslerini tutarlı eylemlere dönüştürebilmek adına çok daha kritik bir eşikte, çok daha hayati bir sınavdadır” şeklinde konuştu.
‘BİRLİK VE BERABERLİK SÖYLEMİYLE AYNI HATALAR TEKRARLANDI’
Dervişoğlu, iktidarın her kriz döneminde benzer bir dil kullandığını belirtti. “İktidarın, çeyrek asırlık köhneliği içerisinde her kritik eşikte yaptığı hayati yanlışların sesini duymak isterseniz, her seferinde koro halinde ‘birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan günler’ şiarına bakın” dedi.
Sözde “iç cepheyi güçlendirme” söylemini eleştiren Dervişoğlu, “Bir değil, iki değil, defalarca aynı şeyleri aynı ajanda içinde, aynı taahhütler ve tavizlerle yerine getirip farklı sonuçlar elde ettiklerine inanmamızı istediler” ifadelerini kullandı. Bu süreçte “Birinci çözüm süreci, Suriye siyasetleri ve 15 Temmuz’la sonuçlanan rezalet” gibi olayları örnek gösterdi. Dervişoğlu, şu anda da benzer bir sürecin işletildiğini belirterek, “Kurdukları İmralı ittifakı ile yürütülen komisyonculuk projesi de aynıdır” sözlerini sarf etti.
‘LAFTA İSRAİL KARŞITLIĞI, PRATİKTE TAM TERSİ’
Dış politikaya ilişkin eleştirilerini sürdüren Dervişoğlu, iktidarın söylem ve uygulamaları arasındaki çelişkilere dikkat çekerek, “Lafta İsrail aleyhtarlığı, pratikte ise İsrail için yürütülen bölgesel temizliğinde her zaman en önde koşmuşlardır” ifadelerini kullandı.
Akdeniz’deki gelişmelere de değinen Dervişoğlu, “Bir zamanlar mavi vatan diye propaganda yaptıkları sularda kurulan ittifaklara bakın” diyerek dikkat çekti.
‘SURİYE PKK’Sİ 11 YIL BOYUNCA BÜYÜTÜLDÜ’
Suriye politikalarını sert bir dille eleştiren Dervişoğlu, “Burnumuzun dibinde, tam 11 sene boyunca besleyip büyütülen Suriye PKK’sına bakın” dedi. İktidarın bu süreçte pasif kaldığını vurgulayan Dervişoğlu, “İktidar, kılını kıpırdatmadığı gibi, ileride yapılması muhtemel karşı hamlelere de engel olmayı görev bildi” şeklinde konuştu. Gelinen noktayı ise “Suriye’de YPG varmış, bunlar da aslında PKK’lıymış” sözleriyle özetledi.
‘İHANETE İLK SÖZÜN AKP VE MHP’DEN ÇIKMASI GEREKİYORDU’
Dervişoğlu, “Geldiğimiz noktada görüyorsunuz; TBMM’de konuşuluyor ve tartışılıyor ama terör örgütünün siyasi uzantısı bir parti, büyük Türk milletine ve Meclis’in riyaset makamından utanmadan kafa tutmaya cesaret edebiliyor. Bu milletin değerleri Meclis kürsüsünden tartışmaya açıldığında bu sözlere karşı, bu büyük milleti savunan yalnızca İYİ Parti olmamalıydı. İhanet sözlerine ilk karşı çıkması gereken AKP ile MHP’ydi” dedi.
‘HUKUK KALMADI, KURUMLAR ÇÖKTÜ’
Dervişoğlu, ülkedeki iç durumu değerlendirerek, “Hukuk kalmadı, yargı araçsallaştırıldı, Anayasa defaatle askıya alındı, kurumlar çöktü, siyaset yapılamaz hale geldi” dedi. Ekonomik duruma ilişkin ise “Ekonomi tarumar oldu, işsizlik kadere dönüştü, peşkeş çekilmeyen su, orman, kıyı kalmadı” ifadelerini kullandı.
‘AYRIMCILIKTAN BESLENMEKTESİNİZ’
Cumhuriyetin temel değerlerinin zedelendiğini savunan Dervişoğlu, “Bu ülkede bir Cumhuriyet sorunu var, çünkü siz onu perişan ettiniz” dedi. Yurttaş eşitliğine vurgu yaparak, “Bu ülkede yurttaş eşitliği sorunu var, çünkü siz eşitlikten değil, ayrımcılıktan beslenmektesiniz” şeklinde konuştu. Meclis’in devre dışı bırakıldığını ifade eden Dervişoğlu, “Milli iradeyi gasp edip sarayınıza hapsettiniz, Gazi Meclisi bypass ettiniz” dedi.
‘SORUN KİŞİLER DEĞİL, SİSTEM’
Konuşmasının son kısmında sistem eleştirisini öne çıkaran Dervişoğlu, “Sorunumuz sistemledir, kavgamız sisteme karşı bir sistem kavgasıdır” dedi. Bu bağlamda parlamenter sistemi savunduklarını belirten Dervişoğlu, “Bu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen garabete karşı parlamenter sistemi savunuyoruz” şeklinde ifade etti.
‘SANDIK YAKINDIR’
Dervişoğlu, konuşmasını seçim mesajıyla sonlandırarak, “Sandık yakındır, millet kararlıdır, İYİ’ler verilecek göreve hazırdır” dedi.
MECLİS’TEKİ KOLTUK SAYISI 30’A YÜKSELDİ
Saadet Partisi’nden istifa eden bağımsız Balıkesir milletvekili Burak Dalgın da kongrede İYİ Parti’ye katıldı. Rozeti Dervişoğlu tarafından takıldı. Böylelikle partinin Meclis’teki koltuk sayısı 30’a yükseldi.
DERVİŞOĞLU, TÜM DELEGENİN OYUNU ALDI
Genel Başkan Dervişoğlu, bin 180 delegenin




