1. Haberler
  2. SİYASET
  3. Suriye’de Barış Arayışı: DEM Parti’den Uyarı

Suriye’de Barış Arayışı: DEM Parti’den Uyarı

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu, Suriye’deki son gelişmelere dair yazılı bir açıklama yaptı.

DEM Parti MYK’sı, sahadaki gelişmelerin çözüm sağlamak yerine, çözümsüzlüğün planlı bir şekilde derinleştirildiğini ve halkların iradesine karşı silahlı müdahalenin yeniden gündeme geldiğini belirtti.

Mazlum Abdi’nin SDG güçlerini Fırat’ın doğusunda yeniden mevzilendirme kararını açıklamasının ardından saldırıların arttığı ifade edilerek, bu durumun müzakere zeminini baltalamaya yönelik bir girişim olduğu vurgulandı.

“ANKARA’DA YAPICI SURİYE’DE YIKICI OLUNAMAZ!”

Açıklamada, “Ankara’da yapıcı Suriye’de yıkıcı olunamaz” ifadesine yer verildi. Türkiye’de bir çözüm süreci yürütülürken, Kuzey-Doğu Suriye’de yürütülen tarafgir politikaların siyasi riyakarlık teşkil ettiği ifade edildi. Barış arayışları sürerken, Kürtlerin kazanımlarını hedef alan politikaların uygulanmasının çelişkili bir durum yarattığı belirtildi.

Ayrıca, “Dışişleri ve Savunma Bakanlığı başta olmak üzere yürütme erkini, Türk-Kürt ilişkilerini zedeleyen politikalardan derhal vazgeçmeye çağırıyoruz” denildi.

Geçici Şam yönetiminin bu tutumunun çözüme değil çözümsüzlüğe yol açtığı ifade edilen açıklamada, “Yürütülen karalama kampanyaları ve algı operasyonlarıyla diyalog zeminini ortadan kaldırmaya çalışılmaktadır. 10 Mart Mutabakatı’nı ihlal eden taraf, taahhütlerine sadık kalmayan Geçici Şam Hükümeti’dir” denildi.

Açıklamada devamla şu noktalar vurgulandı:

“Suriye’de yeni cephelere değil; denenmemiş, cesur bir barışa ve tüm halkların eşit olduğu bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç vardır.

Siyasi çözüm iradesinin ciddiyeti, sözlerle değil pratiklerle ölçülür. Suriye’deki kriz siyasidir, bu nedenle sadece halkların bazı haklarını kültürel ve sivil düzlemde tanımakla kalıcı çözüme ulaşılamaz. Kalıcı ve siyasi çözüm, kararnamelerle değil anayasal bir çözümle gerçekleşir. Suriye’de demokratik bir anayasa yapılmalı, halkların ve inançların öz iradeleri tanınmalı ve hakları güvence altına alınmalıdır.

Suriye’nin genelini kapsayan gerçek bir demokratikleşme perspektifi olmalıdır. Alevilerin, Dürzilerin ve Hıristiyanların haklarının tanınmadığı, inanç özgürlüklerinin güvence altına alınmadığı bir sistemde toplumsal barıştan söz edilemez. Bu nedenle, Suriye’nin tamamına demokratikleşme ve âdem-i merkeziyetçi yapının yayılması ve bunun anayasal güvence altına alınması gerekmektedir. Farklı kimlik ve inançtan insanlar, Suriye Arap Cumhuriyeti adı altında yaşamaya zorlanmamalı; Demokratik Suriye’nin onurlu, eşit, özgür birer paydaşı olmalıdırlar.

Türkiye’de devlet ve iktidara, Suriye’de tarafları kızıştıran değil uzlaştıran ve bir arada tutan bir aktör olması çağrısında bulunuluyor.

Türkiye’de bir çözüm süreci sürdürülürken, aynı dönemde Kuzey-Doğu Suriye’de izlenen tarafgir politikalar tam anlamıyla siyasi bir riyakarlık teşkil etmektedir. Barış arayışları sürerken, diğer yandan Kürtlerin kazanımlarını hedef alan politikalar uygulanmaktadır. Bu çelişkili tutum, samimiyeti sorgulatmakta ve sürece zarar vermektedir.

Dışişleri ve Savunma Bakanlığı başta olmak üzere yürütme erkini, Türk-Kürt ilişkilerini zedeleyen politikalardan derhal vazgeçmeye çağırıyoruz. Suriye’de Kürtlerin statüsüne ve demokratik kazanımlarına karşı yürütülen her türlü kirli propaganda ve yaklaşım terk edilmelidir. Sınırın bu tarafında ‘yurttaş’ dediğinize, öbür tarafında ‘düşman’ muamelesi yapamazsınız; bu, halkın hafızasında onarılmaz yaralar açmaktadır. Barış, bütünlüklü bir irade gerektirir; Ankara’da yapıcı, Suriye’de yıkıcı olunamaz. Barış, söylemde değil uygulamada hayat bulur. Suriye politikalarının Türkiye’deki barış iradesiyle uyumlu hale getirilmesi elzemdir.

Sayın Abdullah Öcalan ile 17 Ocak tarihinde yapılan görüşmede Suriye’deki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunulmuştur. Sayın Öcalan, Suriye’de devam eden çatışmaları Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni baltalama çabaları olarak değerlendirmiştir. Suriye’deki sorunların diyalog, müzakere ve ortak akılla çözülebileceğine vurgu yaparak, bu konuda sorumluluk alma noktasında net irade beyanında bulunmuştur. Sayın Öcalan, gidişattan son derece endişeli olduğunu belirterek tüm taraflara sağduyu çağrısında bulunmuştur. Bu kritik süreçte Sayın Öcalan’ın daha aktif bir rol oynaması için gerekli koşulların acilen sağlanması gerekmektedir.

Açıklamada, DEM Parti’nin sorunun çözümüne dair önerileri de aktarıldı:

“Rojava’ya yönelik saldırıların bölgesel barışı tehdit eder duruma geldiğinin altını çiziyoruz. Suriye’nin yeniden inşası için sorumluluk alan devletler başta olmak üzere, tüm bölge devletleri Suriye’de Kürt-Arap, halklar-inançlar barışının sağlanması için katkı sunmalıdır. Türkiye’de devlet ve iktidara, Suriye’de tarafları kızıştıran değil uzlaştıran ve bir arada tutan bir aktör olması çağrısında bulunuyoruz.

Halep’te Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik kuşatmanın kaldırılmasını, Dêr Hafir, Tişrîn Barajı, Tabqa, Reqa ve Dêra Zor bölgelerindeki saldırıların derhal durdurulmasını, diyalog ve anayasal çözüm yolunun yeniden işletilmesini talep ediyoruz.

Suriye’de barışı savunmak, aynı zamanda Ortadoğu halklarının eşitliğini ve ortak geleceğini savunmaktır. Bu çizgide ısrar edeceğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.”

Suriye’de Barış Arayışı: DEM Parti’den Uyarı
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Asistantr ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.