Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili Vahap Seçer, CHP büyükşehir belediye başkanları toplantısının sonuçlarını kamuoyuna duyurdu.
Seçer, toplantıda yaptığı açıklamada, “Türkiye nüfusunun üçte birinin yaşadığı şehirlerin seçilmiş belediye başkanları görevde değildir. Görevden alma ve kayyum uygulamalarıyla ortaya çıkan bu müdahalelerin, sadece yerel yönetimleri değil, halkın iradesini hedef aldığı açıktır. Masumiyet karinesi ve tutuksuz yargılanma hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak, arkadaşlarımızın tutuksuz bir şekilde yargılanmalarını talep ediyoruz. Kentlerimizde başlattığımız dönüşümü tüm ülkeye yayarak, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde yapılacak ilk seçimlerde partimizi iktidara taşıyacağımıza inanıyoruz” dedi.
CHP’nin büyükşehir belediye başkanları toplantısı, Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek’in başkanlığında Mersin’de gerçekleştiriliyor. Vahap Seçer, toplantının sonuç bildirgesini belediye başkanlarıyla birlikte okudu.
“ACİL TUTUKSUZ YARGILANMA İSTİYORUZ”
Toplantıda yayımlanan bildirgede, şu ifadelere yer verildi:
“Büyükşehir Belediye Başkanları olarak 2019 yılında başlattığımız ve geleneksel hale getirdiğimiz toplantılarımızı, bu dönem boyunca da sürdüreceğiz. Barışın, kardeşliğin ve huzurun kenti Mersin’de, aramızda bulunmayan arkadaşlarımızın ve elim bir kaza sonucu kaybettiğimiz Ferdi Zeyrek Başkanımızın yokluğunun burukluğuyla toplandık. Bu buluşmalar, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in öncülüğünde ve farklı bir Büyükşehir Belediye Başkanımızın ev sahipliğinde belirli aralıklarla devam edecektir.
Toplantımızda; yoksullukla mücadelenin yanı sıra, adaletli hizmet anlayışımız ve çevre dostu projelerimiz hakkında kapsamlı değerlendirmeler yaptık. Türkiye’de artan adaletsizlikler, ağırlaşan ekonomik kriz ve hukuksuz uygulamaların yarattığı olumsuz tabloyu, küresel ve ulusal siyasetin etkileriyle birlikte ele aldık. Bugün burada olmaları gereken, siyasi yargı süreçleriyle belediyelerinden ve özgürlüklerinden mahrum bırakılan belediye başkanları arasında; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek gibi isimler bulunmaktadır. Bu hukuksuz uygulamaların devam etmesi, halkın iradesine yönelik bir saldırıdır. Bu nedenle, arkadaşlarımızın tutuksuz yargılanmalarını acilen talep ediyoruz.
“İKTİDARIN YAKLAŞIMI YEREL YÖNETİMLERİ İŞLEVSİZLEŞTİRMEYİ AMAÇLIYOR”
13 büyükşehir belediye başkanı olarak; demokrasiye, hukukun evrensel ilkelerine ve adalet anlayışına aykırı olan bu süreci yakından takip edeceğiz. Bu mücadeleyi yalnızca tutuklu belediye başkanlarımız için değil, halkın iradesini ve geleceğini savunmak adına, umudu ve dayanışmayı güçlendirerek tüm yurttaşlarımızla birlikte sürdüreceğiz. Görev süremizin ikinci yılına girerken, adaletsizlikler ve derinleşen ekonomik krizin ağır sonuçlarıyla karşı karşıyayız. Bu durum, yurttaşlarımızı ve belediyelerimizi her geçen gün daha fazla etkilemektedir. Başarılı hizmet sunan belediyelere yönelik idari baskılar da bu durumu bilerek ağırlaştırmaktadır. Merkezi hükümetin yerel yönetimler üzerinde uyguladığı çifte standartlar, yatırım ve proje onaylarından vergi ve SGK yapılandırmalarına kadar birçok alanda kendini göstermektedir. Ayrıca, yerel yönetimlerin yetki ve mali hareket alanlarını daraltmaya yönelik yasal düzenlemeler ve kanun teklifleri gündeme getirilmektedir. İktidarın bu yaklaşımı, yerel yönetimleri işlevsiz hale getirmeyi amaçlamakta ve bu durum kamusal hizmetleri olumsuz etkilemektedir.
“İKTİDAR ELİYLE ‘CHP’Lİ BELEDİYELER İŞİNİ YAPMIYOR’ ALGISI YÜRÜTÜLMEKTEDİR”
Bu çifte standart, sadece belediyelerin yatırım süreçlerinde değil, hükümetin kentlere yönelik yatırımlarında da kendini göstermektedir. Son dönemde küresel iklim değişikliği nedeniyle artan kuraklığın getirdiği sorunlar, bu ayrımcılığı daha görünür hale getirmiştir. Hükümete bağlı Devlet Su İşleri’nin birçok şehirde gerekli altyapı yatırımlarını yapmaması, halkın su sorunuyla karşılaşmasına neden olurken; buna rağmen iktidar tarafından ‘CHP’li belediyeler işini yapmıyor’ algısı oluşturulmaktadır. Merkezi yönetimin, halkı mağdur etmemek adına siyaset üstü bir yaklaşımla hareket etmesi gerekmektedir. Biz belediye başkanları olarak, adil, şeffaf, hesap verebilir ve hukukun üstünlüğünü esas alan bir yönetim anlayışıyla hizmetlerimize devam edeceğiz. Halkın ihtiyaçlarına karşı duyarlı olan tüm kurumların da aynı sorumlulukla hareket etmesini bekliyoruz. Belediyelerimiz, tüm baskılara rağmen sosyal belediyecilikten geri adım atmayacak ve toplumun tüm kesimlerine yönelik hizmetleri kararlılıkla sürdürecektir. Ülkemiz, içinden geçtiği çok katmanlı krizler ve savaşlar nedeniyle doğrudan etkilenmektedir. Bu nedenle, barışın güçlenmesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Ülkemizdeki demokratik işleyişin zayıflaması ve kutuplaştırıcı politikaların derinleşmesi toplumsal barışı tehdit etmektedir. Bu bağlamda, iktidarı daha adil ve demokratik davranmaya çağırırken, yerel yönetimlerin barışın tesisindeki sorumluluğunun bilincinde olarak hareket edeceğiz.
“İLK SEÇİMLERDE PARTİMİZİ İKTİDARA GETİRECEĞİMİZE İNANIYORUZ”
Ülkemizin karşı karşıya kaldığı bu tabloya karşılık, yerel yönetimler olarak eşitlik ilkesine dayanan, kapsayıcı ve dayanışmacı bir anlayışla hareket ediyoruz. Parti programımız çerçevesinde, yerinden yönetim ve katılımcılık ilkelerine uygun olarak, yurttaşlık bilincini güçlendiren ve adaleti esas alan kentler inşa etmek için çalışıyoruz. CHP’li belediyeler olarak hayata geçirdiğimiz projeler, partimizin yerelden genele uzanan iktidar perspektifinin temelini oluşturmaktadır. Türkiye’nin nüfusunun büyük çoğunluğunu yöneten CHP’li belediye başkanları olarak, ayrım gözetmeksizin halkımıza eşit hizmet sunarak yüksek destek ve memnuniyet elde ettik. Kentlerimizde başlattığımız dönüşümü tüm ülkeye yayarak, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel liderliğinde ilk seçimlerde partimizi iktidara getireceğimize inanıyoruz. Bu anlayış ve sorumlulukla, dayanışma ve ortak akıl temelinde yolumuza devam edeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.




