‘Kent Uzlaşısı’ soruşturması çerçevesinde tutuklu bulunan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın tutukluluk durumu, İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından incelendi.
Yapılan incelemenin ardından, Şahan’ın tutukluluk halinin devamına karar verildi.
“TOPLANAMAYAN DELİLLER SUÇ OLMADIĞINI GÖSTERİYOR”
Şahan, kararın ardından sosyal medya üzerinden açıklama yaparak, tutukluluk süresinin 300. gününe girdiğini belirtti. Dosyada delil, suçlama ve iddianame olmadığını vurgulayan Şahan, “Tutuksuz yargılama esastır. Toplanamayan deliller, ittifak siyasetimizin suç olmadığını ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.
Şahan, tutukluluğun yalnızca kendisini değil, Şişli’yi de olumsuz etkilediğini belirterek, ilçenin kayyum yönetimiyle cezalandırıldığını öne sürdü ve ivedilikle iddianamenin hazırlanmasını talep etti.
Avukatı Hüseyin Ersöz’ün aktardığına göre, 14 Ocak’ta gerçekleştirilen tutukluluk incelemesi, Şahan’ın avukatlarının duruşmaya katılmadan yapıldı. Şahan, cezaevi idaresine sunduğu dilekçede incelemeye katılmak istemediğini, avukatlarının duruşmada hazır bulunacağını bildirdi. Ancak bu incelemede, önceki durumlardan farklı olarak avukatlar adliyeye çağrılmadı; İstanbul Barosu’ndan CMK kapsamında avukat görevlendirilmesine başvuruldu.
DOSYADA YER ALMAYAN AVUKATLAR TUTANAĞA GİRDİ
Ersöz, tutukluluğun devamına ilişkin kararlarda dikkat çeken bir duruma işaret etti. Buna göre, Resul Emrah Şahan’ın “Utku” adında bir avukatı bulunmamasına rağmen, kararlarda bu isimle bir müdafiin beyanına yer verildi. Benzer şekilde, Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Özdemir’in de “Tansu” adında bir müdafii olmadığı, ancak tutanaklarda bu ismin yer aldığı belirtildi.
Ersöz, dosyada gerçek anlamda yer almayan avukatların beyanlarının karara yazılmasını “hukuki açıdan açıklaması olmayan bir durum” olarak değerlendirdi.
KARAR VERİLMEDEN ‘İTİRAZ’ BEYANI
Ersöz’ün aktardığına göre, İstanbul Barosu tarafından görevlendirilen CMK avukatı, Sulh Ceza Hakimliği henüz bir karar vermeden, “tutukluluk halinin devamına ilişkin karara itiraz ediyoruz” şeklinde bir beyanatta bulundu. Bu ifadenin tutanağa yanlış geçirilmiş olabileceği ifade edilirken, Ersöz, yaşanan sürecin Sulh Ceza Hakimliklerindeki tutukluluk incelemelerinin şekli bir prosedüre dönüştüğünü vurguladı.
“ETKİLİ BİR HUKUK YOLU OLMAKTAN ÇIKTI”
Ersöz, kamuoyunun gözü önünde yürütülen bir soruşturmada savunma makamının bu şekilde devre dışı bırakılmasının, hukuk güvenliği ve özgürlük hakkı açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu belirtti. Yapılan tutukluluk incelemelerinin, etkili bir hukuk yolu olmaktan çıkıp kapalı devre bir sistem içinde sürdürüldüğünü ifade etti.




