CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.
Özel’in konuşmasında öne çıkan başlıklar ise şu şekilde sıralandı:
Bugünkü grup toplantımız, emekliler konusuna kapsamlı bir şekilde değineceğimiz özel bir oturum olacak. Ancak, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) de bu toplantılarda teknolojik imkanları kullanarak, Cumhurbaşkanı sıfatıyla burada bulunup CHP’yi hedef alan iftiralarla dolu bir dil kullandığını görüyoruz. Erdoğan’a da bunu ilettim; hak ettiğini duyursun, ancak hak etmediğini de duyuracak.
Erdoğan’a yapılan eleştirilerde yurt dışından destek istemek meşru sayılırken, Ekrem İmamoğlu’na yapılanlarda ise bir darbe ifadesi kullanıldığında, bizleri dünyaya şikayet etmekle suçluyorlar. Ben Avrupa’daki kardeş partilerime, Türkiye’de yaşanan durumu bir yargı darbesi olarak anlattım ve Erdoğan’ı demokrasiye davet etmeleri gerektiğini söyledim. Bu durumu Çin’in 8 milyon tirajlı gazetesine de ilettim. Türkiye’de yaşananlar bir darbedir ve buna teslim olmayacağız.
“BU DARBEYE TESLİM OLMAYACAĞIZ”
Duyan duymayana, gören görmeyene anlatmalıyız. Erdoğan’a yapılanlarda yurt dışından destek istemek meşru, ancak CHP’ye ve Ekrem İmamoğlu’na yapılanlarda bu bir yargı darbesi olarak tanımlanıyor. Bizim bu durumu dünyaya anlatmamız gerekiyor.
Geçmişte Türkiye’yi şikayet edenleri hepimiz biliyoruz. Ben asla yabancı bir devletten Türkiye’yi kınayan bir açıklama talep etmedim. Avrupa’daki kardeş partilerime, Türkiye’deki yargı darbesini doğru bir şekilde anlatmalarını, Erdoğan’ın güvenlik kaygılarıyla müzakere edilecek biri değil, demokrasi zeminine davet edilmesi gereken bir siyasi muhatap olarak görmeleri gerektiğini söyledim.
Dünyanın dört bir yanındaki medyaya bu durumu anlatmaya devam edeceğim. Türkiye’de gerçekleştirilenler bir darbedir ve biz buna teslim olmayacağız.
“ERDOĞAN WASHİNGTON’I KIZDIRAN ANTİ-AMERİKANİZMİN FATURASINI CHP’YE KESTİ”
Şimdi gelelim başka bir konuya… Milliyet gazetesinin 2005 yılına ait bir manşeti var. Erdoğan, ABD’ye giderken anti-Amerikanizme karşı net bir tavır aldı ve “Cumhuriyet Halk Partisi’nin ABD karşıtı olması talihsizliktir” dedi. Erdoğan, Washington’ı kızdıran anti-Amerikanizmin faturasını CHP’ye kesti.
“SENİN İÇİN UTANÇ BİZİM İÇİN ONUR VESİKASIDIR”
Erdoğan’ın bu tutumu, geçmişteki ve bugünkü halini gösteriyor. Onun için utanç, bizim için ise bir onur vesikasıdır.
“O AYIPLI LAFIN ALTINA TÜM PARTİ İMZA ATAR BAŞTA ERDOĞAN”
Geçtiğimiz hafta Meclis’te AK Parti Grup Başkanvekili, eleştiri yaparken, “Suriye’de Müslümanlar ölürken ses çıkarmayanlar, Alevi katliamı var diye şimdi konuşuyorlar” dedi. Grup Başkanvekilimiz bunu fark etti ve düzeltmesini istedi. Ancak hanımefendi, bu hatayı düzeltmedi.
AK Parti, Alevi canlarımızın canını yakan bu konuyu görmezden gelerek “Hayır, arkasındayım” diyor. Alevileri Müslüman’dan saymayan ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne iftira atmaya çalışırken Suriye’deki Alevi katliamını meşrulaştıran bir tutum sergiliyor. Ömer Çelik bu durumu televizyonda savunmaya çalışıyor.
Bu hanımefendiyi görevde tutmaya devam ederseniz, o ayıplı lafın altına tüm parti imza atar; başta Erdoğan olmak üzere.
“IRAK OPERASYONU İÇİN TEZKERE SÖZÜ VEREN ERDOĞAN”
Erdoğan, “Müslüman kanı akarken ses çıkarmamak” gibi bir ifade kullanıyor. Ancak, 1 Mart 2003 tarihinde Amerika’ya gidip Irak operasyonu için tezkere sözü veren Erdoğan, o dönemde partinin genel başkanıydı.
“AK PARTİ MİLLETVEKİLİ VE TÜM CUMHURİYET HALK PARTİSİ GRUBU OY KULLANDI MANİ OLDU”
1 Mart’ta Cumhuriyet Halk Partisi, Türk askerinin Mersin Limanı’ndan geçip Irak’a girmesini engellemek için yoğun bir çaba gösterdi. O gün, 99 AK Parti milletvekili de bizimle birlikte oy kullanarak tezkerenin geçmesine mani oldu.
“TÜRK MİLLETİNİN HAKKINI VE MENFAATİNİ SONUNA KADAR KORURUZ”
Biz, Amerika’nın emperyalist oyunlarına karşı Türk milletinin hakkını ve menfaatini sonuna kadar koruyacağız. Amerikancılık da size kalsın!
“SEN BOP’UN EŞ BAŞKANISIN”
Ben, anti-emperyalist mücadele veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partinin genel başkanıyım, sen ise BOP’un eş başkanısın!
“ÇOKLU MAKAM BOZUKLUĞUYLA BÜYÜK VE İÇİNDEN ÇIKILAMAZ KRİZLERE SÜRÜKLENİYOR”
Türkiye, 2018’den bu yana bütün yetkileri elinde toplayan, çoklu makam bozukluğu ile büyük krizlere sürüklenen bir yönetime sahip. Aynı kişi hem partinin genel başkanı hem de Cumhurbaşkanı.
“İĞNEDEN İPLİĞE GELEN ZAMLAR HEPİMİZİN BELİNİ BÜKTÜ”
Türkiye, ekonomik krizle boğuşurken, yüksek faiz ve yüksek enflasyon altında ezilen emekliler, çiftçiler ve asgari ücretliler tarihin en borçlu dönemini geçiriyor. İğneden ipliğe gelen zamlar hepimizin belini büküyor.
“AK PARTİ İLE MİLLETİN ARASINA GİREN MESAFEYİ GÖRMEK LAZIM”
AK Parti’nin bu sorunları çözme yeteneği ve enerjisi kalmadı. Bu yüzden, AK Parti ile milletin arasındaki mesafeyi görmek gerekiyor. Cumhuriyet Halk Partisi, gerçek siyaseti halkın yanında yaparken, salonlardan polemik üretenleri de izlemek zorunda kalıyoruz.
“ADAM KATAR EMİRİNDEN ALDIĞI ALTIN TABAKLARI SERGİLEYECEKMİŞ”
Millet bu haldeyken, Erdoğan başka bir dünyada yaşıyor. İstanbul’da bir müze açmayı planlıyor ve orada Katar Emirinden aldığı altın tabakları sergileyecek. Bu durum, emeklinin tabağına koyacak yemeği yokken gerçekleşiyor.
“CUMHURBAŞKANININ MÜZESİ OLMAZ KARDEŞİM”
Cumhurbaşkanının müzesi olmaz. Devletin müzesinde durması gereken hediyeler, Cumhurbaşkanına ait olamaz.
“SEN KASIMPAŞA’DA MÜZE AÇMAYA DEVAM ET BİZ O KASIMPAŞA’YA ASLANLAR GİBİ HİZMET ETMEYE DEVAM EDİYORUZ”
Biz Kasımpaşa’da emekli evleri ve lokalleri açıyoruz. Amacımız, zengin çocukları su içerken, yoksul çocuklarının tuvaletlerdeki çeşmelerde su içmemesini sağlamak.



