İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü uyuşturucu soruşturmaları çerçevesinde, 9 Aralık 2025 tarihinde gözaltına alınan Habertürk’ün eski Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy, Adli Tıp Kurumu’nda yaptığı testlerin ardından tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.
Yürütülen süreçte test sonucu pozitif çıkan Ersoy, “etkin pişmanlık” hükümlerinden yararlanmak amacıyla savcılığa ek ifade vermek için başvuruda bulundu. 30 Aralık 2025 tarihinde Çağlayan Adliyesi’nde savcıya verdiği ek ifade ise gün yüzüne çıktı.
Medyascope’ta yer alan habere göre, Mehmet Akif Ersoy ifadesinde, Veyis Ateş’in 2019 yılında Piyalepaşa’daki evine geldiğini belirtti. “Daha önce de bana ziyaretlere gelirdi. Oturur, sohbet ederdik. Ancak bu gelişinde yanında uyuşturucu madde ile gelmişti. Ben hayatımda ilk defa orada uyuşturucu maddeyi gördüm. Daha sonra uyuşturucu hakkında nedir, ne etkisi vardır şeklinde üzerine konuştuk” diye konuştu.
“Uyuşturucuya Veyis Ateş Başlattı”
O dönemde alkol almadığını ifade eden Ersoy, “Ben o dönemler alkol bile almıyordum. O gün ya da ikinci getirmesinde Piyalepaşa’daki evimde uyuşturucu maddeyi (kokain) ilk defa içtim. Hatta içerken de bağımlılık yapmasından ve yan etkilerinden biraz çekinmiştim. Bu olaydan kısa bir süre sonra Seba Flats’teki evime taşınmıştım. Bu dönemlerde Ebru Aydın ile sevgiliydim. Dilara Yıldız da Ebru’nun arkadaşıydı. Üçümüz bir gün balıkçıda yemek yerken Serap Saylan ve yanında Ezel isimli bir kız ile tanıştık. Onların yanında başka kişiler de vardı ancak onları hatırlamıyorum. Serap ve Ezel beni ekrandan tanıdıkları için bu vesile ile gelip tanıştılar. Daha sonra Ebru bu kişiler ile Instagram’dan takipleşti. Bu şekilde arkadaşlığımız ilerledi, hatta evlerine bizi yemeğe de davet etmişlerdi. 08.01.2020 tarihinde Serap ile Ebru, Serap’ın evinde bana sürpriz doğum günü partisi hazırlamışlardı. Ben de Serap’ın evine Ebru ile gittiğimde evde 10–12 kişi vardı” dedi.
Ersoy, burada Ahmet Göçmez ile tanıştığını ifade ederek, “Kalabalık dağıldıktan sonra evde Ahmet, Serap, ben ve Ebru vardık. Başka kimse var mıydı hatırlamıyorum. Mutfağa doğru baktığımızda mutfakta bir hareketlilik olduğunu fark ettik, daha sonra anladık ki Serap ile Ahmet kokain içmişler. Sonra Serap bana daha önce denedin mi diye sordu. Ben de, evet bir kere denemiştim dedim. O gün orada güvenemediğim için içmedim. Ancak bir buçuk ay sonra bir kere daha gittiğimizde içtim. O süre zarfında biz Ahmet ile arkadaş olduk. İkinci gidişimde Ahmet de oradaydı. Tam hatırlamıyorum ancak Ahmet ile beraber gitmiş olabiliriz. Ev yine kalabalıktı. Kalabalık dağıldıktan sonra Serap tekrar hazırlık yaptı. Ben de onlarla ilk defa orada kullandım. Serap bana mutfakta var dedi. Ben de mutfağa gidip buruna çekme şeklinde kullandım. Bu benim hayatımda ikinci defa uyuşturucu madde kullanışımdı” diye ekledi.
‘Ela Rümeysa Cebeci Evine Davet Etti’
Fevzi Çakır ile Ela Rümeysa Cebeci arasındaki yakın ilişkiye dikkat çeken Ersoy, “Ela’nın işe girebilmesi için Fevzi aracılık yaptı. Benim Ela Rümeysa Cebeci ile hiçbir şekilde ilgim yoktur. Hayatımda hiç yalnız görüşmedim. Ela gözaltına alınmadan iki gün önce bana mesaj atmıştı. ‘Oturalım kahve içelim’ dedi. Ben de ‘Aynı kurumda çalışıyoruz, dışarıda görüşmemiz uygun olmaz’ dedim. O da ‘Sen de bekarsın, ben de bekarım evde görüşelim’ demişti” şeklinde ifade etti.
Sercan Yaşar’ı tanımadığını belirten Ersoy, Kübra Nur Uslu’yu işe aldığını söyleyerek, “Mehmet Akif geldi başörtülü spikeri kovdu demesinler diye aldım. İşe almadan önce de ilgili kurumlardan güvenlik soruşturması yaptım. Elif Kılınç ile sadece tanışıyordum. Kendisinin bu muhabbetlerle ilgisi yoktur. Ece Aslan Gizem’in kuzeniydi. Kendisiyle Ulus’taki evde görüşmüştük. Ece ile bir ya da iki defa uyuşturucu madde kullandık. Ece ile yaklaşık bir buçuk yıldır görüşmüyoruz” diye devam etti.
‘İletişim Başkan Yardımcısı Eşime Münasebetsiz Mesajlar Attı’
Mısır’da TRT temsilciliği görevinde bulunduğunu ve orada casuslukla suçlandığını ifade eden Ersoy, “Bundan dolayı da benim oraya gitmemden dolayı sıkıntı olacağını düşünüyordum, hatta Mısır’a giriş yasağım vardı. Mısır’daki yargı süreci tamamlanınca yasağım kalktı. Ben de bunu test etmek için Ece Mısır’daydı, ben de Mısır’a gittim. Mısır’da da Ece ile görüştük. Dilek Olgun bana çok yazdı, ancak ben kendisini riskli gördüğüm için uzak durdum. Buse Öztay bana bir kere Instagram’dan yazmıştı, o şekilde tanışmıştık. Sonrasında uzun bir süre görüşmedik, sonra tekrar görüştük, beraber uyuşturucu madde de kullanmıştık” dedi.
Sadettin Saran ve Umut Evirgen’i tanımadığını vurgulayan Mehmet Akif Ersoy, “Bizim gittiğimiz Kütüphane şu anki Terapidir. Yeni Kütüphane’ye en fazla iki-üç kere gitmişimdir. Ali Yaşar Koz Kütüphane’nin işletmecisidir. Yılmaz Efe’yi tanıyorum. Kütüphanenin ortağıdır. Çağatay Özdemir ile yüz yüze tanışmadım ancak telefonda tartışmışlığım var. Kendisi eski iletişim başkan yardımcısıdır. Herhangi bir hukukum yoktur” ifadelerini kullandı.
Ersoy, “Bir Cumhurbaşkanlığı seyahatinde eski eşim Pınar’a münasebetsiz mesajlar attığı için kendisi ile telefonda tartışmıştım. Kendisi de özür mesajı atmıştı. Esra Öztürk ile hatırladığım kadarıyla 2012 senesinde tanışmıştım. İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Forumu’nda çalışıyordu diye hatırlıyorum. Daha sonra Esra ile birlikte bir kitap çalışmamız oldu” diye belirtti.
“Sonrasında onun evinde bilekliğimi unutmuşum. Sonra benim Pınar ile ilişkiye başladığımı duyunca gelip, ‘Bilekliğini bende unutmuşsun’ diye Pınar’ın yanında bilekliği fırlattı. Ben kendisi ile yaklaşık beş-altı senedir görüşmüyorum. Son dönemde bana birkaç kez iyi misin diye mesaj atmıştı, ben de cevap vermemiştim. Reyhan Köse’yi tanıyorum. Ahmet’in evinde birkaç kez görüşmüştük




