İstanbul Politik Araştırmalar Enstitüsü (IstanPol), Türkiye’de seçmen davranışındaki değişimleri ortaya koyan kapsamlı bir rapor yayımladı. Bu rapor, 2018-2024 yılları arasında gerçekleştirilen iki genel ve iki yerel seçimin verilerini analiz ederek, sosyoekonomik yapının siyasi tercihleri belirleyen önemli bir faktör haline geldiğini ortaya koydu.
Araştırmada, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) açık veri portalından elde edilen oy oranları, ilçelerin sosyoekonomik durumu ile ilişkilendirilerek incelendi. Raporda, 2023 genel ve 2024 yerel seçimleriyle birlikte “siyasal hizalanmada” yeni bir dönemin başladığı ifade edildi. Elde edilen bulgulara göre, CHP, özellikle büyük şehirlerin gelişmiş ilçelerinde önemli bir destek elde etti. 2024 seçimlerinde yüksek sosyoekonomik kademelerde CHP’nin oy oranı belirgin bir şekilde artarken, Cumhur İttifakı düşük sosyoekonomik düzeylerde kitlesel destek bulmaya devam etti.
ORTA KESİMLERE YAYILIM
Raporu hazırlayan siyaset bilimcilerden Edgar Şar, bulguları Cumhuriyet’e değerlendirerek, Türkiye’de 2010’lu yıllarda iktidarın gücünü pekiştiren kimlik odaklı kutuplaşmanın etkisinin sürdüğünü, ancak son dönemde sosyoekonomik değişimlerin seçmen davranışında daha belirleyici bir rol oynamaya başladığını belirtti. Şar, 2023-2024 döneminde bu durumun daha da belirginleştiğini ifade etti. Pandemi, derinleşen ekonomik kriz ve artan yoksulluğun, bu derin sosyoekonomik dönüşümü daha görünür hale getirdiğini söyledi.
Şar, “Normalde altı-yedi yılda bu ölçekte değişimler görmeyiz” diyerek, mevcut krizlerin var olan eğilimleri hızlandırdığını vurguladı. Bu dönemde CHP’nin, yalnızca sosyoekonomik düzeyi yüksek ilçelerdeki gücünü korumakla kalmadığını, aynı zamanda orta kesimlere doğru da yayıldığını belirtti. Gelişmişlik sınıflandırmasında altı kademeye ayrılan gruplarda, özellikle üst ve orta-üst kesimlerde CHP’nin oy oranlarını “mutlak hale getirdiği” gözlemlendi. Cumhur İttifakı’nın bu kesimlerde güç kaybettiğini belirten Şar, muhalefetin daha geniş bir toplumsal tabana yayıldığını vurguladı.




