AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hakimleri Kura Töreni’nde önemli açıklamalarda bulundu.
Eğitim ve staj süreçlerini tamamlayan 712 hâkim, 492 cumhuriyet savcısı ve 147 idari hâkimi tebrik eden Erdoğan, yargının yeni üyelerine hitaben şu sözleri sarf etti:
“Kura çekimini büyük bir heyecanla bekleyen genç kardeşlerime birkaç önemli hususu hatırlatmak istiyorum. Sevgili gençler; çekilecek kuralar sonucunda görevlerinize başlayacak ve ülkemizin her köşesinde adaletin sağlanması için çalışacaksınız.
Sizler, sadece maaşını alıp köşesine çekilen bireyler değil, adaletin tecellisi için fedakârca çalışacak, vicdanı ve aklı hür birer vatan evladı olacaksınız. Unutmayın ki, en büyük mücadele hak için verilir; en faziletli görev ise adalet uğruna gerçekleştirilenlerdir. Devletimizin adalet neferleri olarak bu mücadelenin merkezindesiniz.
İbn-i Haldun’un özlü sözüyle ifade etmek gerekirse: ‘Adalet, halk arasında konulmuş bir terazidir.’ İşte bu teraziyi, eğitimini aldığınız bilgi ve vicdanınızın rehberliğinde kaleminizden çıkan hükümlerle dengede tutmalısınız.
Üstlendiğiniz sorumluluğu layıkıyla yerine getirmek, çok çalışmak, vicdanlı ve sağduyulu davranmakla mümkündür. Her bir dosyanın içinde en az bir insanın hikâyesi, umudu ve kaderi olduğunu daima aklınızda bulundurun.
Bugünden itibaren bu yüksek hassasiyetlerle görevlerinizi yerine getireceğinize yürekten inanıyorum. Meslek hayatınız boyunca fikrinizle, zikrinizle ve hükmünüzle daima adaletin yanında olmanızı diliyorum. Cenab-ı Allah, hepinizin yardımcısı olsun.”
“YARGI MENSUPLARININ SÜKUNETİ “
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında yargı mensuplarına yönelik önemli mesajlar verdi:
“Değerli hâkim ve savcılarımız; hâkimlik cübbesi giymek ve hüküm makamında oturmak, insanın zaaflarından kurtulmasını sağlamaz. Hâkimler ve savcılar, hata yapmayan hakikat avcıları değildir. Yargılamaya katılanların katkıları olmadan, oluşturulacak hükme hakikati yansıtmak mümkün değildir.
Hâkim ve savcıların toplumsal algıda edindiği yer, onları adaletin merkezi figürü haline getirmiştir. Bu durum, büyük bir sorumluluk yükler. Bu sorumluluğu taşımanın yolu; aklın rehberliğinde ve vicdanın nezaretinde adalet menziline yürümektir. Akıl bilgi ile beslenmeli, vicdan önyargılardan arınmalıdır. Devlet ve toplumsal düzenin korunması, adaletin tesis edilmesiyle sağlanır. Bekası için üzerine titrediğimiz değerler; adil devlet, güçlü millet ve özgür bireydir. Geleceğimizi güvence altına almak için bu değerleri korumak ve güçlendirmek zorundayız.
Yargının doğal işleyişine, siyaset ve medya dahil herkesin saygı duyması gerektiğini özellikle belirtmek istiyorum. İşini doğru ve dürüst bir şekilde yapan, anayasa ve kanunlara uygun hareket eden yargı mensuplarına destek olmalıyız. Yargının sükuneti, zafiyet olarak algılanmamalıdır; bu durum kimse tarafından istismar edilmemelidir.”
‘SİYASALLAŞMA’ YANITI: KENDİLERİ SİYASALLAŞTIRDI
Erdoğan, daha sonra CHP’li belediyelere yönelik yargı operasyonlarına değinerek şu ifadeleri kullandı:
“Hukukun temel ilkelerinden biri, rüşvet, irtikâp ve ihaleye fesat karıştırma gibi suçların işlendiğine dair yeterli şüpheye ulaşan savcılığın kamu davası açmasının zorunlu olduğudur. Yargıya parmak sallayanların öncelikle bu hukuki kaideyi öğrenmeleri gerektiğine inanıyorum.
Yargının ‘siyasallaştığını’ iddia edenler, aslında çirkin üsluplarıyla yargı mensuplarımızı tartışmalara çekerek, yargıyı kendileri siyasallaştırıyor. Bu son derece tehlikeli bir durumdur. Hukuk devletini korumak ve adalet idealini yaşatmak; yargı mensuplarının, hukuk insanlarının değil, herkesin ortak sorumluluğudur. Suç işleme imtiyazına sahip sınıflar yoktur ve olamaz. Hukuk, ancak meşru çıkarları ve hakkın hatırını korur. Bizim de sorumluluğumuz, hukukun işlemesine yardımcı olmak ve adaletin sağlanmasına katkıda bulunmaktır. Adalet ve hukuk, yalnızca mahkeme kararlarıyla değil; toplumun her kesiminin hukuka ve adalete sahip çıkmasıyla gerçekleşir.”
GÜRLEK ‘SÜKUNETİNİ’ BÖYLE BOZMUŞTU: AHTAPOTUN KOLLARI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece kararlarıyla konuşabilen yargı mensuplarının sükûneti” ifadesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in geçtiğimiz hafta yaptığı bir röportaja atıfta bulundu. Gürlek, bu röportajında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu hedef alarak şu ifadeleri kullanmıştı:
“Bu iddianameyi çıkar amaçlı suç örgütü olarak değerlendirdik. Ekrem İmamoğlu’nun yöneticisi olduğu bir suç örgütüdür. ‘Ahtapotun kolları’ olarak iddianameye yazdık. Bu örgüt, İmamoğlu’nun Beylikdüzü İlçe Başkanlığı döneminde kurulmuş olup, daha sonra Beylikdüzü Belediye Başkanlığı ve en son İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde en güçlü olduğu noktaya ulaşmıştır. Örgüt, Beylikdüzü’nden geldiği için tüm ekip üyelerini buradan alarak belirli görevlere yerleştirmiştir.”




