1. Haberler
  2. SİYASET
  3. Orta Gelir Tuzağı ve Vasat Siyasetin Etkileri

Orta Gelir Tuzağı ve Vasat Siyasetin Etkileri

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir ülkenin orta gelir seviyesine ulaşmasının ardından, teknolojik gelişim için yapılan harcamaların birim maliyetlerini düşürmemesi ve diğer girdi maliyetlerindeki artışla birlikte yaşanan ekonomik yavaşlama, büyüme modellerinin uygulanmasında aksaklıklar meydana getirir.

Maliyet baskıları, insan sermayesindeki yetersizlikler, kurumsal kalitenin sürekli olarak bozulması, teknolojik ilerlemedeki aksaklıklar ve siyasi-ekonomik dengenin bozulması gibi etkenlerin birleşimi, ülkeyi orta gelir tuzağına sürükler.

Latin Amerika ülkelerinin çoğu, özellikle 2008 sonrası Türkiye, Malezya ve Tayland gibi ülkeler bu tuzağa düşmüş olan örneklerdir.

Diğer yandan, Güney Kore, Tayvan, Singapur ve İrlanda gibi ülkeler, başta kurumsal kalite olmak üzere, teknolojik gelişimi üretimdeki birim maliyetleri düşürerek ve doğrudan üretimi artırarak bu tuzağı aşmayı başarmışlardır.

Uzun bir süredir ekonomi literatüründe tartışılan ve nedensellik modellerinin konusu haline gelen orta gelir tuzağı, son zamanlarda vasat siyaset tuzağı ile birlikte anılmaya başlamıştır.

Bu tuzağı, ekonomik, sosyal ve kurumsal dönüşüm ihtiyacı olan bir ülkenin, gerekli potansiyele sahip olmasına rağmen, siyasi yapıda görülen vasatlık, vizyonsuzluk, liyakat kaybı, yolsuzluk ve kutuplaşma gibi sorunlar nedeniyle düşük performansta sıkışıp kalması olarak tanımlamak mümkündür.

Bu vasatlık, basın, yargı, akademi, düzenleyici kurumlar, istatistik kurumları ve kamu yönetimi gibi alanlarda kendini gösterir. Genellikle eşanlı bir erime ile karşı karşıya kalınan bir ortamda, tüm bu unsurlar ortalama altı performansın normalleştiği bir düzensizlik içinde hareket eder.

Orta gelir tuzağı ile vasat siyaset tuzağının kesişim noktasında ise önemli bir etken olarak rant koalisyonları öne çıkmaktadır.

Rant koalisyonları, kamu kaynaklarını ve ayrıcalıkları paylaşmak amacıyla bir araya gelen çıkar gruplarının oluşturduğu gizli güç ittifaklarıdır. Bu ittifak, sosyal fayda sağlamak yerine kendi çıkarlarına uygun politikaların sürdürülmesini hedefler.

Bu yapı, ülkemizin en büyük gücü olmanın yanı sıra önemli bir sorununu da teşkil etmektedir.

Bu koalisyon, siyasetin tam merkezindedir.

İktidar partisi ile muhalefeti kapsayan bir çıkar yapısıdır. Söz konusu koalisyon, reformları, kurumsal bağımsızlığı ve rekabeti engelleyerek hem ekonomiyi hem de siyasal sistemi düşük kaliteli bir dengeye mahkûm eder.

Kapalı ve dışlayıcı bir yapıya sahiptir.

Şeffaflıktan uzak bir biçimde çalışır (örneğin kamu yatırımları, Türk Varlık Fonu).

Regülasyonları kendi lehine kullanma eğilimindedir (vergi yasaları, bazı vakıflara sağlanan ayrıcalıklar, kamu ihale vergi avantajları gibi).

Kamu kaynaklarını düşük verimli alanlara yönlendirir.

Yolsuzluk için elverişli bir ortam yaratır.

Yapısal dönüşüme karşı direnir.

Sermaye birikimi modelini çarpıtır.

Krizleri fırsata çevirerek kendini güçlendirir.

İktidar ve muhalefetin aynı rant ve patronaj sarmalına dahil olması, ülkeyi yalnızca kötü yönetenler için değil, kötü yönetim biçimini de kalıcı hale getiren bir vasat düzene mahkûm eder.

Böyle bir düzende (düzensizlikte) sorun, bireylerin ya da partilerin değişmesi değil, siyasal kapasitenin çökmesidir. Bu çöküşün kısır döngüsü kırılmadıkça, hem ekonomi hem de toplum, orta seviyeye sıkışmış bir kaderi yaşamaya devam eder.

Orta Gelir Tuzağı ve Vasat Siyasetin Etkileri
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Asistantr ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.