Kadına yönelik şiddet sorununu ele almak amacıyla, 23 yıllık AKP iktidarı süresince Meclis’te dört ayrı komisyon oluşturuldu. Bu komisyonların her biri, çalışmalarının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Raporda, sorunun çözümüne yönelik çeşitli öneriler sunuldu. AKP döneminde kurulan ilk komisyon, raporunda “töre” ve “namus” gerekçeleriyle işlenen cinayetlere dikkat çekti. 2006 yılında, farklı siyasi partilerin iş birliğiyle hazırlanan raporda, günümüzde muhalefet tarafından yapılan benzer değerlendirmelerin iktidar tarafından eleştirilmesine neden olan tespitler yer aldı. Raporda, “Kadınları öldürenler genellikle onların tanıdıkları kişilerdir” ifadesine vurgu yapılarak, bu tanıdıkların koca, eski eş, erkek arkadaş, birlikte yaşadığı erkek, baba veya erkek kardeş gibi yakın akrabalar olabileceği belirtildi. Çözüm önerileri arasında ise “Devlet, kadın ve erkek arasındaki ekonomik eşitsizliği ortadan kaldırmak için gerekli önlemleri almalıdır. Yasa yapıcılar, kadınları doğrudan etkileyen yasaların oluşturulmasında sivil toplum kuruluşlarının görüşlerini dikkate almalıdır. Zihniyet dönüşümü sağlamak için eğitim materyallerinde, medyada ve diğer alanlarda geleneksel cinsiyet rolleri ve erkek egemen yapının olumsuz etkileri vurgulanmalıdır” gibi maddeler sıralandı.
MUHALEFETTEN ‘CEZASIZLIK’ VURGUSU
Meclis’te son dört yıl içinde kurulan iki ayrı komisyonun raporları, cezasızlık algısına dikkat çekti. Bu bağlamda muhalefet milletvekilleri, raporlara “Cezasızlık algısı, kadın cinayetleri, kadına karşı şiddet ve cinsel istismar davalarında yaygın bir görüş haline gelmiştir. Eşlerine, eski eşlerine veya sevgililerine karşı devletten koruma bekleyen kadınlar maalesef öldürülmeye ve saldırıya uğramaya devam etmektedir. Zira katiller veya saldırganlar, yasaların değil, siyasi iktidarın yarattığı ortamda ceza almayacaklarına veya az ceza alacaklarına inanmaktadırlar” gibi notlar düştü.
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ‘ANAHTAR’ ROLÜNDE
Diğer yandan, 2015 yılının ocak ayında çalışmalara başlayan bir başka komisyon, Mayıs 2015 tarihinde raporunu tamamladı. Ancak TBMM kayıtlarına göre, bu rapor dağıtılmadı ve Genel Kurul’da görüşülmediği için geçersiz hale geldi. Söz konusu raporda, İstanbul Sözleşmesi’ne de yer verildi. Raporda, sözleşmenin “kadınlarla erkekler arasında hukuki ve fiili eşitliği sağlamada anahtar bir unsur olduğu, kadına yönelik şiddeti önlemede önemli bir rol oynadığı” vurgulandı.




