Suudi Arabistan’ın Riyad kentinde gerçekleştirilen 2025 İslami Dayanışma Oyunları, 21 Kasım’da sona erdi.
Gerici Yeni Akit gazetesinin yazarı Ahmet Gülümseyen, organizasyon sonrası kaleme aldığı yazısında bu oyunları eleştirdi.
Yazısında, organizasyona katılan kadın sporcuları hedef alarak şu şekilde ifade etti:
“Oyunlara, 20 spor branşında 110 kadın ve 102 erkek olmak üzere toplam 212 sporcu katıldı. Türkiye, 72 altın madalya ile toplamda 155 madalya kazanarak zirvede yer aldı. Diğer bir deyişle, bu organizasyonu ‘rezaletin’ zirvesinde tamamladığımızı söylemek yanlış olmaz.”
Böylesi bir yaklaşımda bulunmamak elde değil. Sporcuların giydiği kıyafetler, kadın antrenörlerin erkek sporcularla birlikte müsabakalara katılması ve bu etkinliklerin sosyal medya ve televizyon kanallarından canlı olarak yayımlanması, “İslam” kelimesinin geçtiği bir organizasyonun amacını sorgulatmaktadır. “İslami Dayanışma Oyunları”nın kural ve yapılış şekli, İslam’a en büyük ihanet olarak tanımlanabilir.
Türkiye’nin Akgül başkanlığındaki güreşçi kadrosuna bakıldığında, altı kadın sporcu ve iki erkek antrenörün yer aldığı görülmektedir.
Bayan sporcuların, açık kıyafetlerle Türkiye’yi temsil ederek minderde güreşmesi ve dekolte giysilerle diğer branşlarda yarışması, “İslam” kelimesinin geçtiği bir organizasyonun dini değerleri yok etmeye yönelik olduğu gerçeğini gözler önüne sermektedir.
Bu durum, fazla söze ihtiyaç bırakmamaktadır. Bir önceki 2022 yılında Mevlana şehri olarak bilinen Konya’da, şimdi ise Müslümanlarca kutsal kabul edilen yerlerin bulunduğu Riyad’da düzenlenmiş olması, “İslami Dayanışma Oyunları” isminin “İslam’dan Uzaklaştırma Oyunları” olarak değiştirilmesi gerektiğini açıkça göstermektedir.




