1. Haberler
  2. SİYASET
  3. CHP’den Yargı Darbesine Sert Tepki!

CHP’den Yargı Darbesine Sert Tepki!

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

CHP Merkez Yürütme Kurulu, Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında parti genel merkezinde bir araya geldi. Bu toplantı esnasında CHP Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, gündeme dair bir basın toplantısı düzenledi. Yücel’in açıklamalarının detayları şu şekilde:

“Hukuk düzenimiz açısından olduğu kadar, demokrasimiz ve siyaset tarihimiz açısından da son derece üzücü bir durumla karşı karşıyayız. Kutuplaşma ve düşman yaratma üzerine kurulu bir siyasi varlığın, ülkemizdeki demokratik yaşamı yok etme çabalarıyla karşı karşıyayız. 19 Mart tarihini bir yargı darbesi olarak tanımladığımızdan bu yana neredeyse sekiz ay geçti. Bu süre zarfında yaşadığımız hukuksuzluklar bunun açık bir göstergesiydi. Özellikle 237’nci günde ortaya çıkan iddianame, bu durumu en somut şekilde ortaya koydu. İddianame olarak adlandırılan bu belge, aslında demokratik hayata kasteden bir yargı muhtırasıdır. Sayfa sayısının fazla olması, iddiaların kuvvetlendiği anlamına gelmiyor. Bu nedenle iddianame açıklanmadan önce, yandaş basında ‘tuğla gibi iddianame’ veya ‘binlerce sayfalık iddianame’ gibi ifadelerle karşılaştık. Daha önce benzer bir durumu Ergenekon ve Balyoz davalarında da yaşamıştık. Amaç, suçlu algısı yaratmak ve iddianameleri okunamaz hale getirmekti. Ergenekon ve Balyoz da çökmüştü, bu iddianamenin de çökeceğini düşünüyorum.”

“İDDİANAME HAZIRLANDIĞINA GÖRE YOL ARKADAŞLARIMIZ DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR”

Öncelikle tutuksuz yargılama ilkesinin uygulanması gerektiği vurgu yapıldı. İddianame hazırlandığına göre, deliller toplanmıştır. Bu durumda delillere etki edilmesi ya da delillerin karartılması gibi bir şüphe söz konusu değildir. Bu nedenle yol arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalı ve yargılama tutuksuz olarak devam etmelidir. ‘Sadece tanık beyanına dayanan tutuklu yok’ diyenlerin, Kadriye Kasapoğlu ve Zeydan Karalar gibi isimlerin neden hala tutuklu olduğunu açıklamaları gerekir. Ceza Muhakemesi Kanunu, şüphelinin lehine olan delilleri toplamak ve haklarını korumakla yükümlüdür. Ancak iddianamede savcılığın 775 yerde ‘İmamoğlu suç örgütü’ ifadesini kullanması, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkını ihlal etmektedir.

İddianamede, şüphelilere yöneltilen her iddiada, suç örgütü olarak tanımlanan yapının CHP ile bağlantısını kurma çabası bariz bir şekilde gözlemleniyor. Savcılığın yaptığı basın açıklamaları, sanki şüphelileri hem suçlamış hem de yargılamış gibi bir izlenim yaratıyor. Ancak HSK’nın bu konuda bir genelgesi bulunuyor. Bu genelgeye göre, savcılığın yapacağı basın açıklamaları kamuoyunu etkilememeli, kişilerin suçlu olduğuna dair kanaat uyandırmamalıdır. Fakat İstanbul Başsavcılığı bu kuralları ihlal etmiş gibi görünüyor, HSK ise bu duruma kayıtsız kalıyor.

“NASIL YÖNETİCİ OLDUĞUNU AÇIKLAMALARI GEREKMİYOR MU?”

İddianamede ‘örgüt yöneticisi’ olarak tanımlanan Hüseyin Gün, Sayın Ekrem İmamoğlu ile yalnızca bir kez fotoğraf çektirmek dışında görüşmemiştir. Bu iddianameyi ‘çamur at izi kalsın’ anlayışıyla kaleme alanların, birbirleriyle altı yıl boyunca hiç görüşmeyen iki kişinin nasıl aynı suç örgütü içerisinde yönetici olduğunu açıklamaları gerekir. 19 Mart’taki yargı darbesinin hemen ardından, yandaş kanallarda rüşvet masallarının anlatılması ve iktidarın oluşturduğu yolsuzluk algısının desteklenmesi de dikkat çekici. İddianamede, yolsuzluğa konu olduğu iddia edilen tek bir kuruşun bile neden ispatlanamadığına dair bir açıklama yapılması gerekmektedir. ‘Duydum’, ‘düşünmekteyim’ gibi dedikodu düzeyindeki ifadelerin hukukta karşılığı nedir, birileri açıklamalıdır. Soruşturma sürecinde yolsuzluk algısı oluşturulurken, bunların iddianamede yer almaması dikkat çekici bir durumdur. Gizli tanıkların isim değiştirmesi ve ifadelerin nasıl bir şekilde değiştiği de sorgulanmalıdır. Bu konuyla ilgili HSK’ya şikayetimizi yaptık. HSK Başkanı olan Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç’un da bu konuda bir açıklama yapması beklenmektedir.

“İKTİDARLARININ DEVAMLILIĞINI BU ÜLKENİN BİRİNCİ PARTİSİNİ KAPATILMASINDA BULUYORLAR”

İddianamenin amacı ve hedefi açıktır. AKP, CHP’den korktuğu için sözde bir yolsuzluk iddianamesine parti kapatma talebi ekliyor. İktidarlarının devamını, bu ülkenin birinci partisinin kapatılmasında buluyorlar. Eski bir AKP yetkilisi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nı, CHP’yi kapatmak konusunda göreve davet ediyor. Bu durum, iddianamenin hukuki değil, siyasi bir temele dayandığını gösteriyor. Hedef, CHP’yi kapatmak ve Sayın Ekrem İmamoğlu’nu Silivri zindanında tutmaktır. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ve çok partili yaşamın yolunu açan CHP’yi kimse kapatamaz. Çünkü CHP, milletin partisidir ve gücünü halktan alır.

“NE YAPARLARSA YAPSINLAR, AKP’NİN İKTİDARI KAYBETME KORKUSU GEÇMİYOR”

Her ne yaparlarsa yapsınlar, AKP’nin iktidarı kaybetme korkusu geçmiyor. Her yasak yetersiz, her engelleme az geliyor. Ekrem İmamoğlu’nun şahsi X hesabına erişim engeli getirilmesiyle başlayan süreç, İBB’nin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi X hesabına üçüncü kez erişim engeli getirilmesiyle devam ediyor. Ayrıca, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 4 bin sayfalık İBB iddianamesinin halkla paylaşılmasına yönelik açılan ‘İstanbul İddianamesi’ isimli hesap ve internet sitesine de erişim yasağı getirildi. Millî güvenlik ve kamu düzeni gerekçesiyle getirilen bu yasaklar, halkın gerçeklere ulaşmasını engellemeye yöneliktir. Suçlayana her şey serbestken, mağdur edilenlerin savunma hakları yok mu? Gerçekleri halka anlatmak isteyince engel çıkarmak, kabul edilemez bir durumdur.

“DEVLETİN KANALI TRT, AKP’NİN YA DA AKIN GÜRLEK’İN BASIN OFİSİ Mİ OLDU”

Devletin kanalı TRT, henüz yargılaması başlamamış bir davanın iddianamesinin propagandasını yapıyor. TRT’nin her haber bülteninde ‘suç örgütü’ ifadesi tekrar ediliyor. Halkın vergileriyle yayın yapan bu kurum, sürekli olarak iddianame ile ilgili propagandalar yapıyor. Peki, suçlananların söz hakkı nerede? TRT, AKP’nin veya Akın Gürlek’in basın ofisi haline mi geldi? TRT’yi kamu yayıncılığına geri dönmeye çağırıyoruz.

Bir yanda açlığa ve yoksulluğa mahkûm edilmiş milyonların yaşam mücadelesi, diğer yanda saray sofralarında lüks içinde yaşayan bir iktidar var. Kamuyu zarara uğratan liyakatsiz yöneticiler, devletin kurumlarını kendi çıkar

CHP’den Yargı Darbesine Sert Tepki!
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Asistantr ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.