Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Abdullah Zeydan, yerine kayyım atandıktan sonra Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin 49’uncu Genel Kurulu öncesinde çeşitli temaslarda bulundu. Zeydan, kongre üyesi Kader Uzun, DEM Parti Avrupa Konseyi temsilcisi Faik Yağız ve diplomasi ekibiyle birlikte Kongre Başkanı Marc Cools, Türkiye raportörü Bryony Rudkin ve çalışma arkadaşlarıyla bir araya geldi.
“SEÇİLMİŞ MUHALİF LİDERLER HAKSIZ YERE CEZAEVİNDE”
Zeydan, demokratik muhalefet bloğunun önemli bedeller ödediğine dikkat çekerek, Genel Kurulda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Başkan, değerli kongre üyeleri, öncelikle iradesi kayyum eliyle gasp edilmiş bir kentin seçilmiş belediye eş başkanı olarak, eş başkanımızın, meclis üyesi arkadaşlarımızın ve Van halkının selamlarını ve saygılarını iletmek istiyorum. Kapsayıcı demokrasi ve kalıcı barış amacıyla Kürtler ve demokratik muhalefet bloğu olarak büyük bedeller ödedik ve ödemeye devam ediyoruz. Bugün, beş yıl boyunca koğuş arkadaşı olduğum Sayın Demirtaş, Sayın Yüksekdağ ve bu kongrenin üyesi olan Sayın Leyla Güven; İstanbul Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu, Sayın Ahmet Özer, Sayın Sıddık Akış, Nuriye Aslan, Hoşyar Sarıyıldız, Bekir Kaya, Selçuk Mızraklı ve daha yüzlerce seçilmiş muhalif şahsiyet ve iş insanı Osman Kavala, haksız yere cezaevindedir.”
Tüm üye ülkeler açısından bağlayıcı olan AİHM kararlarının ısrarla uygulanmadığı bir süreçte, sorumlu uluslararası kurumların bu durumu kabullenip görmezden geldiğini belirten Zeydan, Türkiye’de toplumsal barış ve özgürlüklerin hayata geçmesi için önemli bir fırsat bulunduğunu ifade etti. 26 yıldır tecrit koşulları altında tutulan Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın baş müzakereci olarak önemli adımlar attığına ve 40 yılı aşkın süredir devam eden çatışmaların sona ermesi için PKK’ye silahsızlanma çağrısı yaptığını dile getirdi.
Zeydan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci olarak adlandırdıkları yeni girişimin, devletin demokratikleşmeye yönelik atacağı adımlar ile desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi. Kalıcı, adil ve toplumsal barışın sağlanması için kayyum politikalarına derhal son verilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, yerel yönetimlerin özerklik şartına Türkiye’nin koyduğu şerhlerin kaldırılmasına yönelik teşvik edici girişimlere büyük bir ihtiyaç olduğunu ifade etti. Demokratik, ekolojik, kadın ve özgürlükçü paradigmaları ile tüm dünyaya ilham veren eş başkanlık modeli ile ifade özgürlüğünü savunarak barış ve demokrasi mücadelesini sürdüreceklerini belirtti.




